Bugün sistemin tamamı mutaffifleşmiştir. Kâr, emeği tartıda ezer. Reklam, gerçeği tartıda eksiltir. Politika, vic- danı ölçü dışında bırakır. Ve insan, kendini Tanrı'nın terazisinden çıkarır, piyasanın terazisine koyar. Artık kimse, “Adaletli miyim?” diye sormaz. Herkes “Kârlı mıyım?” veya "Çıkarım nedir?” diye düşünür. “Ölçüde hile yapanlar" yalnız terazide değil; duyguda, düşüncede, dinde, dostlukta hile yapanlardır. Bugün bir baba sevgide cimriyse, bir hoca ilimde adaletsizse, bir insan iyilikte ölçüsüzse işte o da bir mutaffiftir. Kur'ân-ı Kerîm'in “ölçü” dediği şey, vicdanın terazisidir. O bozulduğunda ne adalet kalır ne insanlık.
"Mutaffifîn Sûresi" bir ticaret yasası değil, bir ahlâk ma- nifestosudur. Allah, o küçücük eksiltmeye bir sûre indirdi çünkü eksilen adalet değil, insandı. İnsan, gram gram kay- bolur: Önce hakta, sonra vicdanda, en sonunda ruhunda. Her insanın içinde bir terazi vardır ve bir gün o terazi, kendisine döner. "Veylün lil-mutaffifin.” (Yazıklar olsun ölçüde ve tartıda hile yapanlara.)