millerrhaynis

millerrhaynis
ıntj books-movies-games
ilahiyat (ing.)
Marmara University
28 okur puanı
Mart 2025 tarihinde katıldı
10/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 20:44
Psikiyatrist Engin Geçtan’ın kıymeti eseri İnsan Olmak… yazar avama hitap edecek öyle bir eser yazıyor ki sadece 200 sayfa olan bu kitapta kendiniz hakkında çok şey öğreniyorsunuz. Kitap boyunca “aaa bende buna sahibim” “bunun sebebi bu muymuş?” “demek … bana bu yüzden böyle yaptı.” gibi sözlerle okudum kitabı önceki sayfalara döne döne, güzelce hazmederek. Ancak insanın ruhuna hitap eden bu kitap öyle ki 40 yıl önce ilk baskısı çıkmış olmasına rağmen insan hala aynı insan ve yaşamının temelinde hep aynı şeyler var. İnsanların hisleri, zihinleri, fikirleri hep aynı çalışıyor, değişen tek şey olaylar ve insanlar… Çıkan sonuç hep aynı ama akıştaki insanlar ve buna sirayet eden olaylar her zaman farklı. Kısaca, insan insandır yani. Kitap ilk olarak ibn Haldun’un “coğrafya, kaderdir” sözünü referans alarak zannımca, birey ve toplum ilişkisini anlatıyor. İlk insanların doğayla mücadele etmek için toplumu oluşturması ancak bunun kendisine faydadan çok zararına değiniyor yazar. Doğadan özgürleşmek isterken insan, aslında kendini topluma bağımlı hale getirerek kendisine yabancı kılıyor. Bireyselleşmesine müsaade etmeyerek onu pasif bir konuma sokuyor, yaratıcılığına ve üretkenliğe adeta set çekiyor. Ta ki toplumlar imparatorluklara, imparatorluklar da refah devletlerine ulaştığında Maslow’un hiyerarşisindeki gibi ihtiyaçları bitiyor ve bu noktada insanın anlam arayışı, bunalımları ve yüzleşmekten korktuğu gerçekleri kalıyor. Toplumdan sonra insan, kaderini belirleyen en önemli zincirle baş başa kalıyor: anne ve baba. Toplumdan topluma ataerkillik ve anaerkillik yapısı değişse de bir bebeğin ilk yuvası ve hayatını temelde şekillendirecek olan şey annesi oluyor. Annenin en ufacık bir tavrı çocuğun ileride sevgi açlığına ve suçluluk psikolojisine sürüklenmesine sebep
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dilin 20 afeti
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 14:06
Öncelikle harika bir kitap olduğunu, vakit ayrılıp üzerinde düşünülmesi ve belli aralıklarla tekrar tekrar okunup insanın kendisine hatırlatması gerektiğini belirtmeliyim. Peygamber’in (sav) “Susan kurtulur.” ifadesiyle belirttiği dil şüphesiz insanın en özgür olduğu, sınırlarını kontrol edemediği gibi ahlakı geçin günah sınırlarına bile rahatlıkla ulaşabildiği bir parçasıdır. Bu yüzden Gazali Mühlikat bölümünün dördüncü kitabı olan Dil Belaları Lisan Afetlerini bize sunmuştur. 20 dil afetinin gerek kuran ayetlerı gerek rivayetler dahilinde açıklamış, bu afetlerden nasıl ve ne yollarla kaçınabileceğimiz, temelindeki psikolojik ve manevi sebeplerle Gazali bu eşsiz kitabında günümüzün problemleri görürcesine açıklamıştır. Farkında olmadan, fuzuli şekilde konuştuğumuz her şeyin dünyada değil ancak ahirette bir hesabı olacak ki bu kitap bunu fark etmemin yanı sıra sunduğu önerilerle adeta başucu kitabım oldu. 20 afet: 1- Seni ilgilendirmeyen şey hakkında konuşmak 2- Fuzuli konuşmak 3- Batıla dalmak 4- Münakaşa ve tartışma 5- Düşmanlık 6- Yapmacık konuşma 7- Sövmek, çirkin söz söylemek ve ağzı bozmak 8- Lanet etmek 9- Teğanni etmek 10- Mizah 11- Alay ve istihza 12- Sırrı ifşa etmek 13- Va’dinden dönmek 14- Yalan söz söylemek ve yalan yere yemin etmek 15- Gıybet 16- Nemime 17- İki dillilik 18- Medh 19- Konuşmayı anlamada yanlışlığın inceliklerinden gafil olmak 20- Avam tabakasının yüce Allah’ın sıfatları ile ilgili soruları
Dil Belaları Lisan Afetleriİmam Gazali · Bedir Yayınları · 200716,8bin okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2025 20:01
Kesinlikle harika bir kitap. Ayfer Tunç'un kitaplarına bayılıyorum. Ama özellikle bu kitapta ayrı etkilendim. Dili o kadar güzel ki okurken yazardan etkilenmemek mümkün değil. Aziz Bey'in kısacık hayatını okuyoruz. Ancak içinde acılar, vedalar, hayal kırıklığı var. Kibrin ve bencilliğin insana neler yaptığını teker teker herkesi kaybedişinin acı gerçeğini gözler önüne seriliyor. 90 sayfalık bir kitap ama 90 yılı okuyor gibiyiz. Bir film gibi gözümüzün önünden akıp bitiyor. Harika bir kitap, kesinlikle önerimdir.
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,6bin okunma
10/10
·200 syf.··
2025 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2025 13:52
Son zamanlarda okuduğum kesinlikle en iyi kitaplardan biri. Okurken kendimden o kadar çok şey buldum ki mahalledeki Ayşe teyzenin, Hasan amcanın ağzından okuyormuşum gibi hissettim. Dili çok yalın, fazla uzun cümleler bile kurulmamış. "...Yarasız, dertsiz, sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor. Ben de örttüm. O kadar kapattım ki, kendim bile sormadım kendime..." Ethem, Ekrem ve Emin adında üç erkek kardeşin başta eşleri ve anne-babaları olmak üzere bir aile zinciri herkese mikrofon tutularak, herkesin ağzından tüm olayları dinliyoruz. Yer yer birine hak veriyorsunuz, bazen diğerini dinlediğinizde "evet bu haklı" diyorsunuz. Yavaş yavaş okurken bir bakmışsınız ki kitap bitivermiş. Kitapta bir haklı yok, herkesin ağzından onların hayatlarını okuyoruz. Bazen Ethem'e bazen Emin'e bazense Nurten'e hak veriyoruz. Ancak kitap sana tek bir bakışla yetinme, gözlerini aç ve herkesin ağzından dinle diyerek sırayla karakterlere mikrofon tutuyor. Herkesin derdi, içinde tuttukları yavaşça dökülüveriyor ve yumak yavaş yavaş çözülmeye başlıyor. Hepimizin derdi yok mu? Elbette var. Ancak bazen sahip olduğumuz derdin muhatabınında bir mikrofona ihtiyacı var. Örneğin biri bana derdini anlattığında eğer o kişiden değilde karşı taraftan dinleseydim ona hak verecekmişim gibi hissediyorum. Çünkü hikâyelerde doğru yok, karşı tarafın anlamlandırdığını herkes bambaşka yorumlayabiliyor ve bu da o kişi için doğru sayılıyor. Hikayenin genel zincirinde o haklı oluyor. Bu kitap bunu bana apaçık gösterdi. Karakterler kendi ailenizden biri bile olabilir. O kadar yakın hissettiriyor ki. O kadar sevdim ki bayıldım bu kitaba! 🩶 SPOİLER!!!! Burası spoiler kısım. Çünkü karakterler hakkımda yorumumu paylaşacağım. Karakterlere tamamen bu yaşıma göre eleştiri yapacağım. Çünkü hiç onların
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,1bin okunma
Puan vermedi
Ödüllü bir kitapla karşınızdayım. Güney Koreli yazar Han Kang'ın 2024 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi Beyaz Kitap hakkında konuşalım. Kitap yorumlarında ya çok sevilmiş yada kitaptan tabiri caizse nefret edilmiş ve neden ödül verildiğine anlam verilememiş. Bense arafta kaldım bu kitap için, çok sevdiğimi yada hiç sevmediğimi iddia edemem. Ancak özgün bir eser olduğunu ve daha önce hiç bu tarz bir kitapla karşılaşmadığımı söylemeliyim. Yazar doğumdan birkaç saat sonra vefat eden ablasına hitaben yazmış bu romanı. Mavi kapaklı olsa da ilk sayfasında anlaşıldığı üzere beyaz olan objelerin hissettirdiği metaforik yansımaları okuyoruz. Mesela tuz, kar, buz, ay gibi nesnelerin karakterde yansıttığı bazı şeyler var diyebiliriz. Düzyazı olsa da şiirsel bir havası var ve metaforik, soyut ifadelerle edebi cümleler kurulmuş. Bu anlamda kitabı okumaktan gerçekten zevk aldım. Ancak kitapta tam olarak bir olay yok. Bir kadının tabiri caizse film şeridi gibi akan hayatının ufak ve özel anlarına tanık oluyoruz. Beyazla özdeşleşen çoğu nesnenin kadına hissettirdiklerini okuyoruz. Ancak onun dışında karakterin ruh haline dair, yaşadıklarına dair pek bir şey bilemiyoruz. Karakterin iç dünyası, geçmişi biraz anlaşılır gibiyken bir anda kitap bitiyor ve tesiri kalmıyor. Farklı işlenmiş bir kitap, bu açıdan okuduğum için asla pişman değilim. Ancak diğer kitaplarına şans verir miyim, emin değilim.
Beyaz KitapHan Kang · April Yayıncılık · 20242,037 okunma