“Yalnızlığın fotoğrafını çekemedim.
Türkülerin, ağıtların fotoğrafını çekemedim.
Çaresizliğin fotoğrafını çekemedim.
Çılgınlığın fotoğrafını çekemedim.
Ya da çektiklerim yalnızca bunlardı.”
…
“Ama yaşam, beş aşağı on yukarı, her yerde aynı, dedim.”
…
“Bazı gerçeklerin, bazı gerçekleri unutturduğunu gördüm burda.Dağ yaşamı denizin izlerini sildi.”
…
“Bir dağ başında da olsa geçiyor zaman, dakikalar sayılarak da olsa geçiyor zaman.”
…
“Ben de bu arada öğrendim bütün bir kış boyu, sıfırın altında yirmi beş dereceyi bulduğunda soğuk, nasıl donmaz insan, nasıl dayanır, insan kendi soluğuyla nasıl ısınır, bunu öğrendim, nasıl kendisiyle konuşur insan, nasıl dertleşir, nasıl öyküler uydurur, bu arada ben de öğrendim…”
…
“Herkes, “kendine gelmek” der, biliyorum, bense kendimi buluyordum.”
…
Evet, ben de bu kitapta kendimi buldum.Denizi olan bir memleketten binlerce kilometre uzaklıkta, karlı dağlarda öğretmenlik yapmaya gelmiş biri olarak; yaşadıklarımı, hislerimi, yıllar önce yazılmış bir kitapta bulmak etkileyiciydi.Evet gurbettir, yalnızlıktır,kardır,kıştır,hasrettir, özlemdir karlı dağlar denizden gelenler için…Ama çok şey öğretir insana…