Nazım'ın yaraları saymakla bitmez. Kimse onun kadar iyi sayamaz hasretlerin, hapishanelerin adını; kimse onun kadar iyi bilemez ayrılıkların çeşidini, ölüm korkusunu, darağacını, yalanların yükünü, dilin susturuluşunu, sesin kısılışını. Bir çocuğun uzaklarda büyümesine şahit olmanın sancısını...