Hilal Altay

Kimdir bu sokakları dolduran adamlar. Bu koca şehir ne kadar birbirine yabancı insanlarla dolu. Sevişmeyecek olduktan sonra neden insanlar böyle birbiri içine giren şehirler yapmışlar? Aklım ermiyor. Bir gün küçük görmeye, boğazlaşma, kandırmaya mı? Nasıl birbirinden bu kadar ayrı birbirine bu kadar tanımayan insanlar bir şehirde yaşıyor?
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yedi senedir yıkanmamıştım. Yıkanmak aklıma bile gelmemişti. Beni bir kaşıntı aldı, bir kaşıntı!.. Bitlendim gibime geldi. Bir hamama girdim. Bir yıkandım, bir yıkandım! Fitil fitil de kir çıktı. Ama bende de rahat ettim. Aman bir terlemişim, aman bir terlemişim! Ellerimi nereye sürsem elimde deri parçası mı, yağ parçası mı, kir parçası mı ne bileyim bir şeyler kaldı. Şaştım kaldım insanoğlunun bu kadar çörü çöpü olmasına… Bayağı kabuk bağlarmışız.
Sayfa 10·Kitabı okuyor
Ölüm gerçeği değiştirilemese de insanın ona karşı tavrının büyük ölçüde etkilenebileceğini söyledim. Gerek kişisel, gerekse mesleki deneyimlerim sonucunda, ölüm korkusunun daima yaşamlarını dolu dolu yaşamamış olduklarını hissedenlerde en fazla olduğu inancına varmış bulunuyordum. İşte iyi işleyen bir formül: yaşanmamış yaşam ya da gerçekleştirilmemiş potansiyel ne kadar fazlaysa kişinin ölüm kaygısı da o kadar büyük olur.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Yaşamımızı çift çift ya da gruplar içinde geçirmek için çok çaba harcasak da, gerçeğin yalnız doğduğumuz ve yalnız ölmek zorunda olduğumuz gerçeğinin özellikle ölüme yaklaşırken ürpertici bir berraklıkla ortaya çıktığı anlar vardır.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Sorumlu kelimesi çeşitli biçimlerde kullanılabilmekle birlikte ben Sartre'ın tanımını tercih ediyorum: sorumlu olmak, "yaratıcısı olmak" demektir, yani her birimiz kendi yaşam planımızın yaratıcısı olmak durumundayız.
Sayfa 16·Kitabı okudu