En nihayetinde yaptığımız şey, uzak diyarlardaki ölüme doğru yürümek değil mi? Tek bir kişiyi bile geride bırakmadan, hayallerimize sarmaladığımız bombalarla kaplı düşünceleri kucaklarken hoşbeş sohbetler eşliğinde yürümek... Ne kendi yükümüzden ne başkalarının yüklerinden haberdarız... Şanslıyız değil mi?
(Ağladığınız) "O an, sizin en doğal anınızdır. Duygularınızı saklamayı bıraktığınız an, siz de kendinizi kandırmayı bırakırsınız. Gözyaşlarınızı saklamanız ve onları içinizde tutmanız sizin maskenizdir."
Bu küçük görünen kalp ne kadar derin ne kadar gizemli,
Derinliklerinde, doğru ve yanlış bulanıklaşıyor.
Henüz otuz yaşımdayken zihnimdekiler yetmişine dayanmış,
Baharın ise ihtişamından hiç bir şey eksilmemiş.
Orada burada dolaşırken her şeyle bir bütün gibiyim,
Mis kokulu çiçeklerin arasında, huzur benimdir..