1860’ lardan itibaren aşağı yukarı yüz yıl boyunca Türk aydınları için hürriyetin, düşüncenin, sanatın, edebiyatın kutsal şehri Paris’ ti; ilk fırsatta soluğu orada almak için can atar, hatta bazıları Paris sokaklarında işportacılık yapmayı kendi ülkelerinde önemli bir adam olmaya tercih ederlerdi. Sırf Paris kaldırımlarını çiğnemiş olmak bile bir zamanlar hatırı sayılır bir itibar kazandırırdı.