ya siz, ey zulmün sahipleri, çirkinliğin kapıkulları, haysiyet yoksulları… sizin nefretinizin bir ölçüsü var mı peki? inanacağınız bir tanrı, insan olacağınız bir merhamet kaldı mı?
heves bir kez kırıldı mı? sevginin büyüklüğü artık sonucu değiştirmez. insan kalbi, bir şeylere inanmayı bıraktığı anda sevgiyi de başka bir yere kaldırır; durur ama taşmaz, vardır ama yol almaz. ne kadar derin olursa olsun, karşılık bulmayan ya da geciken sevgi zamanla anlamını yitirir. çünkü sevgi, hevesle beslenir; umutla ayakta durur. heves kırıldıktan sonra geriye kalan sevgi, sadece hatırlanan bir ağırlıktır; taşıyanı yoran ama ileri götürmeyen…
geri gelir mi? gelir. kapıyı açar mıyım? ışığı kapatırım!