"Nazlı, evi terk etmişti.Acıklı bir durumdu.Ne yapacağımı bilmeden odalarda dolaşıp durdum.Karımın resimlerine baktım.Bir şeyler yapmak, birilerine gitmek, ne bileyim dert yanmak, ondan şikayet etmek,bana yapılan bu haksızlığı ortaya döküp sızlanmak istemeliydim.En azından, herkesin yaptığını yapmak gelmeliydi içimden.Belki de bütün bunları istiyordum, harekete geçmiyordum.Üstüm başım dağınık, sokaklarda sürükleniyordum.Söze nereden başlayacağımı bilemiyordum herhalde:Durup dururken birine giderek söze başlayamazdım ya.Fakat biri benimle konuşmaya başlayınca da, söz dönüp dolaşıp buraya gelecek diye korkuyla iç geçiriyordum; göğsüme bu mesele saplanıyordu.
"Bir türlü sonuna gidemiyorduk rüyalarımızın.Korkuyorduk.Korkuyordum. Hayallerinde bile korkar mı insan ? Hayallerinde bile kadınlar insanı azarlar mı ? Hayallerine bile hükmedemez mi insan ? Oysa, ayrıntılara inilmezse sonuca nasıl ulaşılabilir ? Hiçbir yere ulaşamıyordum. Başarısızlığın yarattığı öfke yüzünden hayallerimin düzeni bozuluyordu:Pusuda bekleyen kötü hayaller, eziyet eden kötü görüntüler birden saldırıyordu üstüme.Yarım kalmış işkenceler , artık sıralarının geldiğini düşünerek ortaya çıkıyordu."