Bizi bir birey olarak anlatan yalnızca sözlerimiz, işlerimiz ve ilişkilerimiz değildir. Bizi anlatan gerçekte olduğumuz şeydir. Bu nedenle, kişiliğimizdeki tartışmalı yönler benliğe doğru hareketimizi, yaşam ve yaratıcı ifademizi enerjiyle beslemek için gerekli olan rengi, tonu veya uyarıcı gücü sağlıyor olabilir.
İşte size ‘ kötü alışkanlıklarımızın’ potansiyel değerini hesaplamak için kullanabileceğiniz bu faydalı bazı sorular:
• Uyum sağlamak ve başkaları gibi olmak için katı bir şekilde bastırmış olabileceğiniz iş alışkanlıklarınız var mı?
• Başlangıçta sizi zorlayan, yanlış olduğunu düşündüğünüz ve değiştirmeye ve saklamaya çalıştığınız kişilik özellikleriniz var mı?
• Bir zamanlar size uğraşmaya değmeyeceği söylendiği için hayatımızın bazı ‘önemsiz’ alanlarında başarılı olmak için çaba sarf etmekten vazgeçtiniz mi?
• Çalışma gücünüzü tazeleyen fakat yapmamanız gerektiğini düşündüğünüz (uyumak, TV izlemek, balık tutmak, müzik dinlemek, hayal kurmak vb.) ‘mola’ yerine geçen bir faaliyet var mı? 
"Bizi yönlendiren şey sonsuz maddi ilerleme arzusu olduğu müddetçe, sınır belirleyebilme şansımız olmaz. Hastalıkları ortadan kaldırmak için genetik mühendislikte gelişme kaydettikten sonra bu gelişmeyi mükemmel ve verimli tavuklar üretmek için kullanmama ihtimali çok zayıf.”
Hemen herkes sevdiği birisinin, belki bir babanın veya dedenin, hayattaki diğer her şeyi feda edecek derecede üretken olmaya önem verdiğini görmüştür. Görev ne olursa olsun bir işkolik, bazen emeklilik dönemini ya da gelecek nesillerin refahını güvence altına alma hayaliyle; bazen toplumsal refaha katkıda bulunma hayaliyle; bazen bir hayali olmadan fakat başka bir amaç için ve başka bir tempoda yaşamayı da beceremeden bir girişime tüm hayatını feda eder. Yaratıcı sürecin büyüsüne kapılmış olmaktan ziyade, şeytani benlik tarafından ele geçirilmiş olan kompülsif bir çalışan kendi dizginlerini elden bırakamaz.