Zira tüm hayaller böyledir, önce tasavvurumuzda doğarlar ve sonra çoğunlukla bazı çiçekler ve ağaçlar gibi köksüz büyümeye yeltendiklerinde yok olurlar... Zaten nihayetinde tüm hayaller böyledir ve iyi ile kötüyü kavramaya onlara duyulan trajik ihtiyaç da bundandır...
Bir başka tesellim daha var: İnsandaki çocuk vicdanı tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenmez, gelişmez. Yeryüzünde bizi ne beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır.
İnsanlar niçin böyle yaşıyorlardı? Niçin bazıları iyi bazıları kötüydü? Niye bazıları mutlu, bazıları mutsuz? Niye bazılarından herkes korkar da bazılarından kimse korkmaz? Niye bazılarının çocukları var , bazılarının yok? Niye bazıları başkalarına maaş verdirmeyebiliyor?