"Bundan kim hayrete düşer, beyler? Ancak, insanı gözü kör, kafası geçmiş zamanın peşin hükümleri içine gömülmüş (evet, söylemekten çekinmiyorum), iyice gömülmüş bulunmalı ki, tarımla geçinen ahalinin zihniyetini yanlış anlasın. Gerçekten, bundan fazla vatanseverlik, siyasi davaya bundan fazla bağlılık, bir kelime ile, bundan fazla zekâ ve anlayış köylerden başka nerede bulunur? Zekâ deyince, beyler, o satıhta kalan zekâyı, aylak kafaların o lüzumsuz süsünü değil, fakat herkesin hayrına, ammenin kemaline, devlete muin olmaya çalışmak suretiyle, her şeyden önce faydalı gayeler peşinde koşmaya kendini adamış derin ve ölçülü zekâyı, kanunlara saygı ile vazifelerin ifasından doğan zekâyı kastediyorum..."
Sayfa 155 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları