Erkeklerle çalışırken bir şeyi fark ediyordum: Toplumun onlara dayattığı o kadim “erkek olma” geleneği kim olduklarını bulmalarına engel oluyordu. Hatta içseslerinden öylesine uzak yaşıyorlardı ki “erkekliğin” altında ezildiklerini hissediyordum. Güçlü durmak, duygularını dile getirmemek ve bu sayede açık vermemek öğretilmişti onlara. Yakınlık ihtiyaçlarını inkâr etmeleri ve kişisel paylaşımlardan uzak durmaya şartlanmaları kendilerini tanımalarına engel oluyordu.