Hilâl

@hilalozmn·
·
sabitlendi
Hakikat
Çok uzun yoldan geliyorum getirdiklerim cebime sığamayacak kadar büyük, görenin aşina olduğu kadar da bariz.. Öyle ki, daha büyüğünü görmedim ve daha güçlüsünü.. göremeyeceğim de.. Bu en uca kadar gidip, sonun başlangıcını, uçurumu görmek gibi bir şey.. daha ötesinin olmadığını bilmenin rahatlığı.. elimdekileri de ancak ben getirebilirdim zaten.. başkası aynı şeyleri de verseydi bana, gördüklerim bir ayna misali farklı olurdu.. zaten sonunda hepimiz birer yansıma getiriyoruz ellerimizde.. sonra diyorum ki, aynada tüm marifet, sırlı diye boşuna demiyorlar..
Reklam
“Ah azizim eski bodrum kalmadı diyorlar bir de. Siz yaptınız olum, biz mi yaptık, biz Çorum'da çimiyorduk, hep sizdiniz orda, neyin şikayeti bu. Lan bana ne bunlardan. Yahu bir dakka, Çorum dedim ben, Çorumlu muyum ki? Burası da Çorum'dur belki. Çorum'da deniz var mıydı acaba? Değilim. Bilmediğime göre değilim.”
Sayfa 37 - 10·Kitabı okuyor
Âlimin fikri neyse zikri o dur ahahaah
"La evladım," dedi sabrediyormuş gibi ve yolda tekrar durarak. "Senin kafa gidik ya, uyandığında kendini Türk, dilini Türkçe, burayı da Türkiye zannederek uyanmış olabilirsin. Anadilin gibi konuştuğun Portekizce de sana kendini ve dilini Türk sandığın için öyle geliyor olabilir. Amaaan, kime ne diyom ben ya. Yürü hadi, sana göstereyim anlatacağıma." Yürüyemedim tabi. Kaldım öylece orada yere çakılmış kaktüs gibi. Kaktüs 'bir başkadır' olan 'benim memleketimin' bitki örtüsünden değildir halbuki, neden bu benzetmeyi yapıyorum ki ben. Allah'ım, aklıma mukayyet ol. Benim memleketimin yazları sıcak ve kurak, kışları, maki bitki örtüsü, Karadeniz'de çay ve müteahhit, Ege'de ulusalcı ve bir içim su gibi kızlar.. Bizim her on senede bir yapılan darbelerimiz, gerçi en son bir köklü bir darbe yaptılar, bin seneye niyetlenerek, akabinde Galatasaray uefa kupasını aldı, sonra milli takım dünya kupasında üçüncü oldu ama Tayfun Korkut'a ayıp ettiler, elemeler boyunca herif ful oynadı her maçta, kupa kadrosuna koymadı saçını soldan sağa taradığı için milli takıma karizmasızlık kontenjanından bir türlü layık görülmeyip lagara lugara medyamın tırıvırı adamları tarafından sürekli aşağılanan oysa memleketimdeki bütün futbol adamlarını üst üste koysan yine de boyuna erişemeyecekleri Şenol Hoca. Canı sağolsun, vardır bir bildiği. Sonra zaten bir de aslanım fener şampiyonlar liginde çeyrek final oynadı, alex soldan ortaladı deyvid ortada voleyi çaktı, sonra doğalgaza geçtik, sonra cep telefonu. Bir dakka lan, benim cep telefonum vardır belki. Yokladım elimle. Saçmalamasak, yok telefon filan. Zaten burdan çekmez, baksana ipebanadaymışız, benim avea, öyle her yerden çekmiyor. Oha bak işte, her şeyi de biliyorum, ne iparonası be abi, Allahım akıma mukayyet ol. Eşhedü. Sonra.. sonrası yok.
Sayfa 34 - 9·Kitabı okuyor
"Belki biraz dolaşırız dediydim," dedim akabinde. 'Dediydim' dediğime göre kesin köylüydüm ben. Onlar böyle konuşur, değil mi, şehirliler 'demiştim' filan der. Geleyim de şunları şordan şöyle alayım dediydim. Tabi. Zatı alinize bana bunları yapmayın demiştim. Boş muhabbet, ne köyü ne kasabası. Hem köylü olsaydım bunları nasıl düşünebilirdim ki?Yoksa düşünebilir miydim? Oha, ben kesinlikle şehirli bir hödük olmalıyım, soruya bak 'köylü olsam bunları nasıl düşünecekmişim de mişim.. niye lan, köylüler düşünemiyor mu? Yok ama şimdi, kendime fırça attığıma göre o kadar da hödük değilim demek ki.. tabi.”
Sayfa 26 - 7·Kitabı okuyor
“Kendi hakkımda bir şey bilmiyorum ki huzursuz olayım? İnsan kendisini tanımaya başladıkça huzursuzlukla tanışır, insan kendisini keşfederken acıya dokunur. Filan gibi laflar edesim var, da etmeyeyim, insan kendi kendisine böyle şeyler söylememeli, yani söylememeliymiş gibi hissediyorum, tutup işin sonunda zerzevatçı çıkmak var. Gerçi şu ana kadar kendim hakkında edindiğim izlenim öyle çok da vasıfsız bir adam olmadığıma dair, ancak zaten anca bir cahil kendisini bilge zanneder. Bak işte, kesin birikimli filan bir adamım ben, ettigim laf altı okka vallahi. Sırıttım. İnsan akıllı olduğunu anlayınca da zannedince de sırıtıyor, ne yapayım, içten gelen bir şey bu. Güneş de tam tepede artık.”
Sayfa 24 - 6·Kitabı okuyor
Reklam