Daha çok küçüksün biliyorum ama bunu şimdiden anlamanı ve iyice öğrenmeni istiyorum demişti. Evlilik bekleyebilir, eğitim beklemez. Sen çok çok zeki bir kızsın. Gerçekten öylesin.
İstediğin her şey olabilirsin Leyla. Seni tanıyorum. Ayrıca bu savaş bittikten sonra Afganistan’ın erkekler kadar, belki daha da çok sizlere gereksineceğini biliyorum. Çünkü bir toplumun kadınları eğitimsiz olduğu sürece başarıya ulaşma şansı yoktur, Leyla. Hiç yoktur.
Aklına Nana'nın bir keresinde söylediği şey geldi; her bir kar tanesinin, dünyanın bir yerinde haksızlığa uğrayan bir kadının ağzından
dökülen bir ah olduğunu.
Bizim gibi kadınların neler fektiğinin göster gesi, demişti. Başımıza gelen her şeye nasıl sessizce katlandığımızın.
Mevsimin ilk karında bu kadar büyüleyici olan nedir acaba, diye merak etti; neden böylesine etkiler insanı? Henüz kirlenmemiş, el değmemiş bir şeyi görme şansı mı? Yeni bir mevsimin, güzel bir başlangıcın çabucak uçup gidecek olan zarafetini, ayaklar altında ezilmeden, kirletilmeden önce yakalama telaşı mı?
Bir kadının yüzü, demişti, yalnızca kocasını ilgilendirir. Bu sayfalardaki kadınların da kocaları vardı belki. En azından, erkek kardeşleri, ağabeyleri vardı. Bu durumda, aklı fikri başka erkeklerin karılarının, kız kardeşlerinin mahrem bölgelerinde olan Raşit, onun örtünmesi için neden baskı yapıyordu?