Hilal ⋆。˚ ︎ ˚。⋆。˚☽˚。

Hilal ⋆。˚ ︎ ˚。⋆。˚☽˚。
@hillalimsi
Ayın farklı evreleri gibi, bazen iç dünyasında derinleşen, sezgileri güçlü biri… youtu.be/WitSKJCIEso?si=...
Gönderilmemiş Mektupların Sızısı
Puan vermedi·157 syf.··
2025 10. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2025 00:42
Bazı kitaplar vardır, yalnızca okunmaz; yaşanır. Sayfaları çevirdikçe bir karakterin değil, kendi kalbinizin içini okur gibi hissedersiniz. Her cümle, içinizde bir yere dokunur. Bazen çoktan unuttuğunuzu sandığınız bir acıya, bazen adını bile koyamadığınız bir boşluğa… Bu kitap da tam öyleydi. Sanki yazılmamış bir mektubun ucundan tutup içime bıraktı kelimelerini. Bazı kelimeler bir hançer gibi saplanmaz; bir kağıt kesiği gibi sızlar. Görünmez, ama unutulmaz. Bu kitap da tam öyle bir iz bıraktı. Ne bağırarak konuştu, ne ağlayarak anlattı… Sessizdi, ama çok derinden. Bir iç çekiş gibi, bir gece yarısı uyanıp da neden uyandığını bilemeyen bir yürek gibi… Ve evet, hepimizin içinde gönderilmemiş mektuplar var. Söylenememiş cümleler, yarım kalmış vedalar, zamanında susulmuş sevgiler… Bu kitap, o mektuplardan birini aldı, kalbime usulca bıraktı. Öyle güzel, öyle incelikli yazılmıştı ki; bir kitap değil de, içime dokunan bir dost gibiydi. Kapattığımda bitmedi; içimde bir yere sinip orada kaldı. Bazı kitaplar vardır, kapağını kapatsan da yüreğinde bir sayfa hep açık kalır. Bu da onlardan biriydi. Ve ben… o açık sayfanın önünde, hâlâ sessizce bekliyorum. Susanna Tamaro Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
1000Kitap
Yüreğinin Götürdüğü Yere GitSusanna Tamaro · Can Yayınları · 199619,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·196 syf.··
2024 11. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2024 17:49
“Livaneli büyük kapıdan bu romanıyla girmiştir”diye anılan o kitap “Son Ada”. Hiçbir ekonomik kaygının,geçim sıkıntısının,huzursuzluğun,çekişmelerin olmadığı,kendi yağında kavrulan,kırk kişiden oluşan ve bu kırk kişininde isimleri yerine sadece kapı numaralarının hikayede geçtiği cennet gibi bir ada düşünün.Ve bu cennet gibi adada kanat çırpan sonsuz martılar.Durum böyleyken adanın ve ada sakinlerinin yaşamını emekli olup adaya yerleşen darbeci bir başkan maalesef tepetaklak eder.Martıları yok etmekten tutun,düzen adı altında insanların hayatını yaşanılmaz bir hâle getirir.Özetle;Ütopyanın distopyaya dönüşme hikayesi diyebiliriz.Kitabın konusu ve sürükleyiciliği sayesinde açıkçası okurken asla sıkılmadım.Okumaya değer bir kitap.Tavsiye ederim. Kitaptan altını çizdiğim birkaç alıntıyı buraya bırakıyorum; ~Hayattan öğrendiğim bir şey var. Her yerde kötülük çok kuvvetli ve zor yeniliyor. Iyilik daha zayıf kalıyor. ~Hayaller sadece avunmak, çaresizlik duygumu kısa bir süreliğine dindirmek içindi. ~Zaten bir yerde kötülük varsa, orada ki herkes biraz suçludur. ~Ahmaklardan kaçıyorum... çünkü onlarla baş edemem. "Hz İsa " ~"İnsan yüreği çok karanlık, çok karmaşık." ~Hiç bir şeyi protesto etmiyorduk, karşı çıkmıyorduk."Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın!"diyor ama yılanın bize de dokunacağını hesap etmiyorduk." "Güçlüler ve zayıflar vardır; hayat da bunlar arasındaki mücadeleden ibarettir." "...insanın, başına neler geleceğini bile bile kendini feda etmesi, kadere teslim olmak gibi bir şeydi herhalde.” Zülfü Livaneli
1000Kitap
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,1bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2024 10. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2024 00:19
Bu kitap,hayat koşuşturması içerisinde olan bizlere unuttuğumuz,ihmal ettiğimiz benliğimize “bi sandalye çek, otur ve soluklan”diyor aslında.Onu dinliyorsun,oturuyorsun ve hiç gitmediğin,ziyaret etmediğin kalbinin odacıklarına,ruhunun derinliklerine misafir oluyorsun…Okurken kendimi ne kadar ihmal etmişim aslında deyip,dönüp bir öpücük kondurdum omzuma.Seviyorum benliğimize ayna tutan kitapları.. Kitaptaki her mektup ,her satır güzeldi..Nasıl desem insanı üzerinde düşündürüp ,belli bir süre uzaklara daldıran türdendi.Ama kendi iç dünyama yazmışım hissiyatını bana yaşatan 46.mektup,ihtiyacım olduğunda açıp açıp okuyacağım bir mektup..bu sebepten diğerlerinden daha özel bir yere sahip olarak kalacak zihnimde. İşte Güneşin Duası; İçimdeki çocuk... Şu koca evrende biricik olduğunu hiç unutmasın. Bugüne, bu ana iyice yerleşsin. Bu yaşta, bu bedende, bu insanlarla geçirdiği ilk ve son anın şimdi olduğunu unutmasın. Ertelemesin, kafasının içindeki derin girdaplara dalacağına kendini suya atsın. Doğaya, gökyüzüne, toprağa, aynada ona bakan gözlerin uğuruna güvensin. İnansın, tüm kalbiyle inansın: Güneşin daha parlak doğacağına, bulutların dağılacağına, yağmurun dineceğine inansın. Güzel günlerin geleceğine... Yaprağın düşüşünden, rüzgârın esişinden, kahvenin kokusundan keyif almanın peşine düşsün.Aldığı her nefesle güzellikleri kendine çeksin. İçindeki karıncaya da ağustosböceğine de sahip çıksın.Var olmanın coşkusuyla dolup dolup taşsın. Duygularını doyasıya yaşasın. Üzüldü mü mesela? Kalbinin en hüzünlü köşesine oturup içindeki o üzgün nehir dinene kadar ağlasın.Varlığının her zerresiyle hissetsin duygularını.Hissetsin ki ihtiyaçlarını görebilsin.Ona neyin iyi geldiğini,neye dayanacak hali kalmadığını, nereden uzaklaşması gerektiğini bilsin. Aldığı kararlarda karnına
Alıntı
İçimdeki Ben'e MektuplarSahra Hazal Kaleli · Destek Yayınları · 2024265 okunma
8/10
·282 syf.··
2024 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2024 22:17
Yüksek bir beklentiye girmeden okursanız gayet sade bir dille yazılmış,okuması keyifli,insanda merak uyandıran,sanki bir dizi izliyormuşsun havası veren,bir çırpıda bitirilecek bir kitap.Biraz kitabın konusunu özetleyecek olursam; Başınıza gelebilecek tüm kötü olaylar silsilesinin bir şekilde sizi bulduğunu hayal edin.Nora böyle bir zaman dilimi içerisindeyken kendini hiç olmadığı kadar işe yaramaz ve yalnız hisseder.Yaşadıkları kayıplara daha fazla dayanamayıp intihar eden Nora kendini ölüm ve yaşam arasındaki o ince çizgi olan “gece yarısı kütüphanesinde” bulur.Ve asıl hikaye bundan sonra başlar.Yaşamak istediği bir bir sürü hayat versiyonunu deneyimler.Ama deneyimlediği ,yaşamak istediği hiçbir hayat versiyonu onu tatmin etmez.Ve intihar edip kurtulmak istediği hayatı arar olur…Kitabı okurken aklımdan geçen bazı sorular; Seçimlerinizi yaparken, seçmediklerinizin sizi götüreceği yaşantıları merak ettiniz mi hiç? Deneyimlemeyi çok istediğiniz ve geride bıraktığınız anların hangi kapıları açarken neleri kapattığını bilmek ister miydiniz?Evet Nora evrenler arasında kendi yaşamak istediği hayatlara konuk olup her seferinde aslında hiçbir evrenin onun yaşamak istediği hayat olmadığını deneyimliyor…Benim bu kitaptan çıkardığım en büyük ders;Hepimiz kendi hayatlarımızın başrolüyüz aslında.Başka hayatlara özenmek yerine kendi hayatımızı yaşanılabilir hâle getirip seçimlerimizden asla pişmanlık duymamalıyız.Yaşadığın hayat sana sunulan ve senin kaldırabileceğin en iyi hayat versiyonu olabilir.Sadece zorluklarla başa çıkmayı öğrenip her daim bir şekilde var olabilmeyi becerebilmelisin. Keşke şöyle yapsaydım dediğimiz şeylerin bize mutluluk ya da başarı getireceğinin bir garantisi yok.Ne seçersek seçelim ne kadar farklı hayatlar yaşarsak yaşayalım içinde iyi şeyler de olacak
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
“Senin yolun sana özgü”
7/10
·160 syf.··
2024 7. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2024 22:38
Hayata,ilişkilere,ihmal ettiğimiz kendi benliğimize dair farklı bakış açıları sunan,ufak tüyolar veren,öğretici,yol gösterici bir kitap.Kimin neye ihtiyacı varsa seç,beğen,al tarzı yazılmış.Sevdim…Kitabın sayfalarını çevirdikçe yakın bir arkadaşımdan akıl alır gibi hissettim açıkçası.Seni düşünen ,yol gösteren bir arkadaş gibiydi.Kısa ve net konuşan bir arkadaş…. Özetle; Ne hayatın fırtınalarından kaçabilirsin ne de yolunun kesiştiği insanların hayatına dokunuşlarından. Güneş her gün doğup batarken, sana değip geçen her olay, her insan senden bir şeyler götürürken, içinde bambaşka hislerde filizlendirir. Zaman, seni değiştirir. Zaman, seni güçlendirir. Zaman,seni iyileştirir. Zaman, sana mutlaka bir çıkış yolu sunar. Hayat, zamanın senden götürdüklerinin yasını tutmakla değil, yerine koyabilmekle alakalı. Hayat unutamamanın kasvetinde kavrulmakla değil, huzurla hatırlamakla alakalı. Hayat, filizlenmeye başlayan her yeni umudu tutup yeşertebilmekle alakalı. Hayat kendini anlamakla, kendini tanımakla alakalı. Hayat senin ve önce seninle alakalı! Mert Şer
1000Kitap
Kendine DönMert Şer · Müptela Yayınları · 2022564 okunma