Hiç beklemediğim, fazlasıyla şaşırdığım bir noktayla sonlandı. Katile fazla odaklanmadığımdan sonucuna şaşırmışımdır belki de. Şaşkınlığımdan dolayı pek bir şey söyleyemeyeceğim. Beni etkileyen bir kitap oldu. Beğenmeyenler olmuş, aksine çok beğendim. Belki de psikoloji alanında bilgiye sahip olsaydım tahmin edebileceğim durumlar vardı ama bir noktada ben de sorgulamıştım gerçi:) Okumayanlara spoiler vermemek adına açık konuşamıyorum. Güzeldi, çokk güzeldi.
Nietzsche'nin "aktif unutma" tezi üzerinde çalışıyordum. Ona göre hayvanlarla insanlar arasında temel bir tarihsellik farkı vardı. Hayvanların tarihselliği yoktu; dün ve bugün arasında bir fark hissetmezlerdi. Bu tarihsel bilinç insana özgüydü ve hayvanları kıskanmamız için bir sebepti. İnsanın geçmişini araştırması acı veren bir deneyimdi. Mutlu olabilmenin tek şartı "unutmayı" başarabilmekti.
"Hayvanların yaptığı gibi neredeyse hafızasız yaşamak ve mutlu olmak mümkündür ama hiçbir şeyi unutmadan yaşamak imkânsızdır" diye yazmıştı. "Ya da konuyu daha basit bir biçimde açıklarsak; uykusuzluk, derin düşünceye dalmak, tarihselliği hissetmek, yaşayanlar için zararlı ve sonunda ölümcüldür. Bu 'yaşayanlar' kavramının içine bir insan, bir halk ya da bir kültür dahildir."