İçten içe deli olduğumu bilirken oturmuş sizinle sınavlarım, sevgililerim, derslerim hakkında konuşuyorum... Normal insanlar gibi... Ağlamamı da ister misiniz matematiği yapamadığım için? Sevgili dostlarım ve ailem?-hep iğrendirmiştir beni sınavdan düşük alıp da ağlayan insanlar- konuya dönersek:
- Evet, sadece bir dersten kaldım ablacığım.
Çaresizlik nedir nasıl giriş yapılır:
En başta günlük hayattaki konuşmalarınıza el freni eklemekle başlıyorsunuz. Daha sonra yanlış cümleleriniz ve sadece marketten "ekmek alıp çıkarım" düşüncesiyle ayakkabı bağcığınızı bağlayıp evden dışarıya adımınızı atmanız kendinizi güvenceye aldığınızı hissettiriyor size. Komik. Yolda başınıza gelen ilginç diyaloglar yumruğunuzu sıkmanıza ve küfürlerle eve dönmenize sebep oldu bile. Yazık. Şu halinize bir bakın. Sizden eser yok. Halbuki ne kitaplar okudunuz değil mi kendinizi savunmak için - başkalarının düşüncesiyle de olsa- sonuç: bütün zırhınız parçalandı. Eve geldiniz ve kitabın kapağını kaldırdınız, gördüğünüz ilk cümle şuydu: "İnsanlar midemi bulandırıyor." Tam size göre bir cümle. Neden? Başka türlü nasıl yarın da markete gidip ekmek alabilirsiniz ki? Sadece... Ekmek...
-Evet, sevgilim yok. Gerek duymuyorum.