“Seninle konuşmalıyım” dedim. “Sana anlatacak milyonlarca şeyim var. Konuşmamız gereken milyonlarca şey. Bu dünyada tek istediğim sensin. Seni görmek ve seninle konuşmak istiyorum. Her şeye en başından, beraberce başlamak istiyorum.”
Holde ayakkabılarımı giyerken telefon çalmaya başladı. Hatsumi bana baktı, telefona bir göz attı, sonra gene bana baktı. Ona iyi geceler dileyip kapıyı usulca kapatırken, ahizeyi eline aldığını gördüm. Bu onu son görüşüm oldu.
“Anlamıyorsun değil mi? A kişisi B kişisini, ancak bunun için doğru zaman olduğunda anlar, B kişisi A kişisi tarafından anlaşılmak istediği için değil.”