İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize. Utanırız bundan, insan olmayı yüz karası sayarız, benzeri olmayan toplumsal birtakım insanlar olmak için çabalarız.
Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canlı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan. Zevk duyuyoruz bundan. Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız. Ama yeter artık; "yeraltından" daha fazla yazmak istemiyorum.
Uzaklaşmam gerek. Kapalı ve karanlık yerlerden aydınlık ve açık yerlere gitmem gerek. Hareket eden, duran cisimlerden uzaklaşmam gerek. Beni hiçbir şeyin beklemediği bir yerde dinlenmek istiyorum. Çok yorgunum... Her yeri görmeliyim; göremiyorum. Bu sürüklenişe çok az bir müdahalede bulunabiliyorum. Yeter!