edebiyata karşı özel bir ilgi duyuyordu. dediğine bakılırsa onda iki kişinin hali ve şahsiyeti vardı. bu kişilik gündüzleri mühendis oluyordu. işi gücü matematik formülleriyleydi. geceler ise şair oluyor ve satranç oynayarak vaktini geçiriyordu.
-gün içerisinde fen lisesinin ağır müfredatıyla baş ederken geceleri uykumdan kısıp dergi ve kitap okumaya çalıştığım için tanıdık geldi bu durum…
dünyanın ve tüm insanların zulmüne, adaletsizliğine karşı dile getirilemeyen bir kin, bir nefret duydu kendinde. onu bu halde, bu kılıkta dünyaya getirdikleri için belli belirsiz bir kin duydu annesine, babasına karşı. hiç dünyaya gelmemiş olsaydı, böyle şeylerle karşılaşmayacaktı.
insanların hile hurda doku dünyasından hayvanların içten, kayıtsız ve çocukça dünyalarına sığınmıştı adeta. hayatı boyunca mahrum kaldığı şefkati, sade duyguları onların ilgisinde, ülfetinde arıyordu.