Olağan üstü, hakan gündayın ilk roman'ı. Hakan günday'ın bir röportajında dediği üzre, üniversitesinin sekizinci senesinde, profesör'ü hakan günday'a artık gelmemesini söylüyor, zaten bitiremedin, bitiremeyeceksin diyor. sonraki sabah, sekiz sene boyunca her gün gittiği için alışkanlıktan tekrar üniversitesinin önünde buluyor kendini, tam girecekken, dönüyor kapıdan. Okulun önünde iki dükkan, bir kırtasiye ve bir kıraathâne. Hakan, önce kırtasiyeye giriyor, bir defter ve kalem alıp kıraathâneye oturuyor, defterini çıkarıp başlıyor yazmaya, ve üç ay içerisinde tamamlıyor bu kitabı. işte böyle başlıyor kitabın hikayesi. 531 sayfa olmasına rağmen, içerisindeki sürükleyici olaylar silsilesi sayesinde oldukça akıcı. Kitabi bitirdikten sonra, oluşan, oluşuyor olan fikirlerinizi değiştirebiliyor, veyahut yeni fikirler oluşturabiliyor hayata ve şahsiyetinize dair. İçerisinde bolca cinayet, tecavüz, uyuşturucu hikayeleri barındırıyor, bu tarz olaylar'a karşı hassas iseniz, dikkatli okumanızı tavsiye ederim. Ayrıyetten birnebze coğrafi bilgiler de kattığını vurgulayabilirim.