Yahya İbn-i Muaz Er-Razi (r.a) der ki:
"Allah'ın buyruklarına uyarak, nefsinle mücadele etmeyi terk etme. Çünkü riyazet; az uyumak, az konuşmak ve canlıları incitmekten uzaklaşmak ve az yemektir."
Az yemek, az uyumaya sebep olur. Az uyumak, iradenin güçlenmesine sebeptir. Az konuşmak insanı belalardan kurtarır. Canlıları incitmemek, insanın gayesine ulaşmasına sebep olur. Az yemek, şehveti öldürür, çok yemek, kalbi katılaştırır ve gönüldeki nuru yok eder. Açlık, Allah'ın hikmet nurlarını davet eder. Çok yemek insanı Allah'tan uzaklaştırır.
Cüneyd-i Bağdadi der ki:
- "Bela, ariflerin kandili, müridlerin uyarıcısı, mü'minlerin silahı, gafillerin helak olmasının sebebidir. Hiç kimse bela gelmeden ve belaya sabır göstermeden, imanın tadını alamaz."
Hz.Davud (a.s), makamında oturmuş Zebur okurken, yerde sürünen bir kurt gördü ve kendi kendine "Allah bu kurdu yaratmakla ne murad etti" dedi. Allah'ın izni ile kurt konuşmaya başladı ve şöyle dedi:
" Ey Allah'ın Resûlü, her gün gündüzleri bin kere "Allah'ı noksanlıkların her türlüsünden tenzih ederim, hamd ona mahsusdur. Ondan başka ilâh yoktur ve en büyük Allah'tır." demeyi Allah bana ilham etti ve her gece bin defa "Allah'ın Resûlü ve ashabına salât'ü selam olsun." demeyi de ilham etti.
Bunun üzerine, Hz.Davud (a.s), kurdu küçümsediğine pişman olup tevbe etti, Allah'tan korkarak ona sığındı.