Biz küfre, Allah'ın kazası olarak razıyız, rızası olarak değil! Küfür, imân aslının tezahürü için gerekli araz hükmünde; ve kâfir, tersinden gerçekleştirici! Bu çerçevede pay kapılması gereken, bir bâtın kahramanının sözü:
- "Kâfir, putlarda ne aradığını bilse zındık olmazdı; ve bir Müslüman, kâfirin putta neyi aradığını bilse, mecâzi imândan usanırdı!"
İslâm'a muhatap anlayışın "nasıl?" buudunu temsil eden Büyük Doğu'ya teslimiyetini, "kendinden zuhur" hikmetinin usûlü dairesinde doğrudan doğruya Büyük Doğu Mimarının anlayışına tescil ettirmiş ve yine ona Büyük Doğu'nun "niçin?" buudunu göstermiş olan İBDA, teslimiyet ile amel arasını samimiyet ve fikirde aynılaştırmış bir anlayış mihrakıdır.
Halbuki şu şartlar içinde bir Müslümanın çıldırmaması için fevkalâde olması lâzımdır... Eğer çıldırmıyorsak, fevkalâde olmadığımıza göre, insan olmadığımızdandır; bunu gayet net söylüyorum... Nerede kaldı ki Müslüman olmak!..