O gece saat üçte uyanıp olan biteni yeniden düşündüm. Geceleri üzerine kafa yorduğumuz olayların genelde kötü şeyler olması tuhaf değil mi? Sadece kendimizi kötü hissetmemize neden olan şeyleri düşünüyoruz.
Sayfa 38 - geçe üçte uyanıp iyi şeyleri düşüneceğim günler olması dileğiyle·Kitabı okudu
Zamanın olmadığı bir dünya... Ölümsüz gençlikle taçlandırılmış bir dünya... Ruhların kelimelerin kabalığına bile ihtiyaç duymadan iletişim kurabildiği bir yer.
Anne'in Summerside'da geçen üç senesi... Yine pek çok insanla tanışıyor ve bazılarının hayatını değiştiriyor. İnsanlarla bu kadar yakın bağlar kurduktan sonra onların özlemine nasıl dayanıyor merak ediyorum. Belki de hayal gücü sayesinde onları yanında hissedebildiği için ya da hep anın tadını çıkarmakta olduğu için. Ya da özleme fikrinin romantikliğiyle teselli oluyordur :)
Yazarın oluşturduğu güzel kasabaların da etkisi olsa da, Anne'in yaşadığı dünyayı büyülü kılan en önemli etken bakış açısı ve düşünceleri. Katherine'in de dediği gibi, Anne hayata nasıl yaşanacağını bilerek gelmiş.
Aradaki bazı küçük hikayeleri ise sevmedim. Diana ve özellikle Gilbert kısımlarının atlanmış olması da hayal kırıklığıydı. Seride biraz zorlama tesadüfler ya da tekrarlayan hikayeler de olsa da Anne gibi bir karakterin varlığı karşısında her şey affediliyor.
Sanırım bugün Kingsport toprağına ruhen minik bir kök saldım. Umarım öyledir. Ait olmam gereken yerin dışında bir yere dikilmiş gibi hissetmekten nefret ederim.