Benimle hâkimler arasında enteresan konuşmalar da geçiyordu. Bir-iki örnek vereyim:
Asliye Ceza hâkimi Ahmet Bey, bir celsede bana dedi ki, "Musa Bey, ne diye Kürtçe yazıyorsunuz?" Ben de kendisine, " Hâkim Bey, İstanbul'da Yahudiler, Rumlar ve Ermeniler gazete çıkarıyorlar. Ayrıca İngilizce ve Fransızca gazetelerde çıkıyor. Ben Kürtçe yazıyorum diye ne olacak?" dedim. Hâkim, "Efendim onlar azınlıktır" dedi.
Ben, "Hâkim Bey, yani bir memlekette azınlık çoğunluktan daha mı avantajlıdır? Eğer biz azınlık kadar hakkım yoksa ben böyle çoğunluğu ne yapayım? Lütfen karar verin ve beni azınlık kabul edin" dedim. Hâkim, avukatlar, hatta savcı güldüler. Hâkim, "Musa, ne diyorsun? Bu iş kararımla hallolacak mıdır?" dedi. Çünkü hâkim Karslı bir hemşehrimizdi. Elinden geldiğince beni kolluyordu.