Bugün neyi değiştirebilirsin?
10/10
·431 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
Anthony Robbins'in Sınırsız Güç kitabı bence kişisel gelişim alanının klasiklerinden biri olmayı hak ediyor. Robbins, başarının doğuştan gelen bir yetenekten çok, doğru düşünce kalıpları, etkili iletişim ve kararlı eylemlerle inşa edilebileceğini savunuyor. Kitap boyunca özellikle inanç sistemleri, hedef belirleme, duygusal durum yönetimi ve başarılı insanları modelleme gibi konuları örneklerle ele alıyor. Elbette kitap, ilk yayımlandığı dönemin etkisini taşıdığı için bazı bölümleri günümüz okuruna uzun ve tekrar eden gelebilir. Robbins'in asıl gücü okuru harekete geçmeye teşvik etmesinde yatıyor. Kitabı okurken yalnızca "ne düşünmeliyim?" sorusuna değil, "bugün neyi değiştirebilirim?" sorusuna da cevap arıyorsunuz. Benim için Sınırsız Güç, sihirli formüller vaat eden bir kişisel gelişim kitabından çok, insanın kendi potansiyelini sorgulamasını sağlayan güçlü bir başlangıç noktasıydı. Özellikle karar alma, alışkanlıkları dönüştürme ve bakış açısını değiştirme üzerine verdiği mesajlar yıllar geçse de güncelliğini koruyor. Kişisel gelişim türünü sevenler için kesinlikle okunması gereken temel eserlerden biri olduğunu düşünüyorum.
Sınırsız GüçAnthony Robbins · İnkılap Kitabevi · 20221,567 okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 16:34
Asıl adı Asa Earl Carter olan yazar, hayatının bir dönemi aşırı ırkçı olup olaylara karışan, beyaz üstünlüğünü savunan, aşırı sağcı nefret grubu olan Klu Klux Klan ın eski üyesi ve örgütleyicilerinden biriydi. 1970'lerde Alabamadaki seçimleri kaybedince radikal siyasi hayatını bırakma kararı alıp Teksas'a yerleşerek inzivaya çekilmiştir. Günlerini Teksas'taki halk kütüphanesinde araştırma yaparak geçiren yazar, geçmişini tamamen silerek öksüz, yetim bir Cherokee Kızılderilisi olduğunu iddia etmiş ve adını Ku Klux Klan ın ilk liderinden esinlenerek Forrest Carter olarak değiştirmiştir. Kendisi inkar etse de 1976'da başlayan ve 1991'de The New York Times tarafından yapılan araştırma ve ölümünün ardından eşinin itirafları ile Forrest Carter'ın eski ırkçı aktivist Asa Carter olduğu kanıtlanmıştır. Kızılderili kökenliymiş gibi western, kovboy romanları yazan Carter'ın 5 yaşında yetim kalan bir çocuğun gözünden anlattığı Küçük Ağacın Eğitimi kendi otobiyorafisini içeren anı kitabı olarak yayınlansa da, 1991 yılında New Mexico üniversitesi yazar hakkında yapılan araştırmalar sonucu gerçek hikaye olarak yayınlanan kitabın türünü kurgu olarak değiştirmiştir. Yazar hakkında çıkan haberler ve ifşalara rağmen 5 yaşındaki yetim bir çocuğun gözünden anlatılan doğa ile iç içe, kendi kendine yetinmeyi, yalnızca ihtiyacı kadar olanı kullanmayı, büyük şehir insanının acımasızlığını, Kızılderililere yapılan kötülükleri, beyaz insanların yerel halk üzerinde kurmak istediği hakimiyeti, iyilik ve güzelliği paylaşmayı, ruhu tanımayı, eğitimin ezber olmadan gözlemleyerek de öğrenileceğini, doğanın bütününü anlamayı ve yaşama uygulamayı anlatan Dünya klasikleri arasına girmeyi hak eden bir roman. Ayrıca 1991 yılında New York Times en çok satanlar listesine giren kitap, ilk Amerikan
Küçük Ağaç'ın EğitimiForrest Carter · Say Yayınları · 202110,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sende anlarsın bir gün...
6/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 16:49
Leyla Erbil ile tanışma kitabım oldu. Dil ve anlatım şeklini, tekniğini beğendim. Sıkmadan ama sarsarak bir şeyler anlatıyor. Gerçek hayatındaki aktif yaşantısı ve siyasi faaliyetleri, yazınsal hayatına da sağlam veri sağlamış. Eserinde modernist ve feminist ışıltılar göze çarpıyor. Kitap benim için romanla-öykü arasında bir yerde kaldı. Başlangıçta günlük/anı modunda okunan sayfalar beni bu düşünceye itmiş olabilir. Okuması, anlaması sindirmesi oldukça güzel bir kitap. Herkes belkide hayatının bir döneminde Nermin olmuş, onun yaşadığı şeylerden en az birini yaşamıştır. Kitabı ana karakter Nermin'in gözünden okuyoruz. Yazıldığı dönemin toplumsal normlarına güzel meydan okumalar da mevcut. Kitap temelde 4 ana bölüme ayrılmış. "Kız" "Baba" "Ana" "Kadın" Nermin'in hayatında dönüm noktası sayılacak şeyler kitabın bölümlerine konu olmuş. En sevdiğim ve en etkilendiğim bölüm, "Kız". Bu bölümde yaşanan fikir çatışmaları, geleneksel baskıcı otoriter aile yapısı, var olmaya çalışan bir genç kız... Okurken insanı kendisine bağlıyor. İlk bölümde Nermin'in siyasi, toplumsal, ailesel, çevresel, sosyal, duygusal yaşantısına ve bunları yaşarken uğradığı değişime tanık oluyoruz. Hayattan çok şeyler bekleyen, kabuğunu kırmak isteyen, hayal ettiği şeylerin aslında çok acı taraflarıyla yüzleşen Nermin. Oturup okuyup ona hak verebilirsiniz... Yahut yanlışlarını eleştirebilirsiniz.
Tuhaf Bir KadınLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,869 okunma
Öğrenmeyi Öğrenmek
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 15:43
Eğitim hayatım boyunca belkide hep sorguladığım ama cevabını alamadığım sorulara bu kitapla cevap alabildim. Müfredat içerisine hapsolmuş bizler sistematik bir şekilde sınav çalışma sınav çalışma döngüsünde çalışıp duruyoruz. Başka şansımız da yok doğrusu . Fiziği matematiği iyi yaparsak sınavdan yüksek alırız daha prestijli bir okula hak kazanırız. Amaçlar hep daha iyisine ulaşmak içindi bu bağlamda dersler bizim için hep araç oldu ve amac gözüyle bakmadık. Lise hayatında herkesin sorguladığı bu fizik kuralları nerde işimize yarayacak : sınavda ,cevabı dışında fiziği hayatımızın her yerinde nasıl kullanılacağından bahseden bir öğretmeniniz oldu mu? Benim olmadı. Çünkü öğretmenler de farkli bir sistemin ürünü değil. Öğrenmeyi öğrenmek. İşin özünü kaçırdık senelerce ve kitabı okurken fark ettim ki bazı öğrenciler bu olayı kendi kendine çözmüştü zaten bunun ekmeğini de yiyorlardı tabii. Benim en çok etkilendiğim şey şuydu kitapta : Öğrenme metodlarının hemen hepsini uygulamış hayatımda tıp Fakültesi'ni okurken hepsini tek tek denemiş biri olarak denediğim her metodun da öğrenme dışı sınav ve ezber odaklı olduğunu fark ettirmek oldu. Bir cam fanus içinde farklı köşelerden dışarı bakmaya çalışıp farklı yöntemler denediğimi zannediyordum. Halbuki fanusun dışından kendimizi görmekmiş maharet. İlim öğrenmenin özünü kaçırmışız. Bu konuda tefekkür etmemi sağladı. Ve kendime dahi soramadığım bazı soruları kitap sorup ve cevabını vermişti. Biz gençlere kişisel gelişim adı altında şişirilmiş sloganları kitaplaştırmak yerine gerçekten bizden birinin hayatın içinden gelip aynı sorunlara gerçekçil çözümler sunması ilaç gibi geldi. Öğrenme merakımı tazeledi herkese rahatlıkla önereceğim bir kitap oldu. Kitabın özünden aldıklarımızla İstifade etmek nasip olsun vesselam. Altay Cem Meriç
Öğrenmek
Öğrenmeyi ÖğrenmekAltay Cem Meriç · Tin Yayınları · 20253,647 okunma
Kayıp coğrafyanın izinde
Puan vermedi·%62 (160/256 syf.)·
Yazar Doğu türkistan seyahatinde karşılaştığı Çin hükümetinden kaynaklanan o coğrafyadaki insanların sosyal ve siyasi hayatındaki zorlukları birinci şahıs olarak görmüş ve aktarmış. Çin'in Kültür asimilasyon çabalarını ve insanların inanç dünyalarına olan baskılarını net bir şekilde özetlemiş bence bu konuda takdiri hak eden bir çalışma ama başını kapatmayan kadınlara "Genç kızların tamamı açıktı "gibi ibareler "Harf devrimiyle Türkiye'de yaşanan tarihi kırılma,bizim Müslüman coğrafyanın çeşitli halklarıyla iletişim ve irtibat imkanlarımızı da yok etmiş.Ortak alfabe olmayınca, zaman içinde ortak kelimeler ve o kelimelere yüklenen deruni manalar da ortadan kalkmış.Telafisi olmayan, yürek yırtıcı bir kayıp..." gibi metinlerde Çin'in yaptığı uygulamaları Cumhuriyetin kurucu iradesinin yaptığı uygulamalara benzetme çabaları ve yine kitapta Arap alfabesini yanında parantezle İslam alfabesi yazmak Arap alfabesine ve diline sanki diğer diller ve alfabeler arasında bir üstünlük verme çabası ve düşüncesi olduğuna dair bir duygu oluşturdu sanki bu duygu ise entelektüel müslüman tipine çok uygun görünmedi gibi... Başka bir örnek "Zihnim,1930'ların Türkiyesi'ne ve o dönem Müslüman halkın karşılaştığı zorla ve tepeden inme Batılılaştırma hamlelerine gitti.Aynı şey şimdi Doğu Türkistan'da yaşanıyordu " Ayrıca toplumsal veya bireysel hayatımızda yapamadığımız fiillerin sorumlusu olarak geçmişe dönüp sürekli atıfta bulunmak ne kadar sağlıklı tartışılır bence.
Duygu ve Düşünce
Kayıp Coğrafyanın İzindeTaha Kılınç · Ketebe Yayınevi · 20251,134 okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 14:38
Bridgerton serisini Netflix dizisinden öğrenmiştim. Francesca çok sevdiğim bir karakterdi. Dizide Michael'ı Michaela karakteri olarak yapacaklarını öğrenince bu kitaba başlayıp asıl hikâyeyi bilmek istedim. Bu kitap aşırı güzeldi. Francesca'nın yaşadığı yas süreci, suçluluk duygusu ve yeniden âşık olma korkusu çok gerçekçi işlenmişti. Michael ise serideki en sevdiğim erkek karakterlerden biri oldu. Francesca'ya yıllarca duyduğu sevgiyi içinde yaşaması ve buna rağmen ona saygı göstermesi beni çok etkiledi. Kitabın romantik yönü oldukça güçlüydü ama bence en güzel tarafı karakterlerin duygusal gelişimiydi. Francesca'nın geçmişiyle yüzleşmesi ve yeniden mutlu olmayı kendine hak görmeyi öğrenmesi hikâyeyi daha anlamlı hâle getirdi. Michael ile aralarındaki uyum da çok doğal hissettirdi. Bu kitabı okuduktan sonra dizide Michael yerine farklı bir karakter kullanılacak olmasına daha da üzüldüm. Çünkü Michael Stirling'in hikâyeye kattığı duygu ve karakter gelişimi bence bu kitabın en önemli parçalarından biriydi. Yine de dizinin nasıl işleyeceğini merak ediyorum. Genel olarak Bridgerton serisinde şimdiye kadar okuduğum en etkileyici kitaplardan biri oldu. Hem duygusal hem romantik yönüyle beni içine çekti. Kesinlikle tavsiye ederim.
Sana MuhtacımJulia Quinn · Epsilon Yayınevi · 20201,092 okunma