Hakan Coşkuner

Hakan Coşkuner
@hkn31
"Hayat, siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir."
Lisans
Hatay
Hatay, 24 Nisan
51 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sizce bunlar tesadüf mü? Bir insan 1881'de doğacak, 19 yıl sonra İstanbul'a gelecek; 19 yıl sonra Samsun'a çıkacak ve çıktıktan 19 yıl sonra ölecek. Üstüne üstlük Samsun'a 19 kişiyle çıkacak ve o tarih 19 Mayıs 1919 olacak. Çanakkale'de 57. Alay'a atanacak, öldüğü yaş 57 olacak. Bunlar yetmiyormuş gibi Mustafa Kemal Atatürk 19 harfli olacak.
Hakan Coşkuner
;)) kaynak 😁
Sizce bunlar tesadüf mü? Bir insan 1881'de doğacak, 19 yıl sonra İstanbul'a gelecek; 19 yıl sonra Samsun'a çıkacak ve çıktıktan 19 yıl sonra ölecek. Üstüne üstlük Samsun'a 19 kişiyle çıkacak ve o tarih 19 Mayıs 1919 olacak. Çanakkale'de 57. Alay'a atanacak, öldüğü yaş 57 olacak. Bunlar yetmiyormuş gibi Mustafa Kemal Atatürk 19 harfli olacak.
Eminkolnikov isimli okura yanıt verildi
Hakan Coşkuner
Dogru ise güzel ;))
Bugün sevinç günü, kederleri bir yana bırakıp mutlu olalım. Kurban Bayramını doya doya yaşayalım. Hayırlı bayramlar! Her şeye kadir olan Yüce Allah, bizleri, doğru yoldan ve sevdiklerimizden ayırmasın iyi bayramlar
XsemaX14 isimli okura yanıt verildi
Hakan Coşkuner
Teşekkürler hayırlı bayramlar.
küçük yaşlardan beri müziğe düşkünüm. çocukken uzun süre radyonun başında otururum, beni cezbeden her müziği dinlerdim. yavaş yavaş ayırım yapmayı öğrendim ve ailenin geri kalanının nefret ettiği, asla dinlemediği sonradan 'klasik müzik' olarak adlandırıldığı öğrendiğim türden hoşlandığıma karar vermiştim. büyüdükçe onunla daha çok ilgilendim ve annem beni radyodan orkestra konseri ya da bazı operalar dinlerken kendimden geçmiş görünce gözlerini devirir ve "sen ve senin çılgın müziğin!" diye homurdanırdı. fakat bir gün üst katta gerçek müziğin güzelliği hakkında bir yazı yazarken, bir şey fark ettim. alt kattaki radyodan gelen sönük nameleri işittim. aniden yataktan fırladım, neredeyse kendimi merdivenlerden aşağı atarak mutfağa daldım. orada oturup transa geçmiş bir halde dinledim. yavaş, asil ve muhteşemdi, kulaklarıma dayanılmaz derecede güzel geliyordu. sanki içime işliyor, ruhumu kendinden geçiriyor, derinlerde bir yerlerde tınlıyordu. son güzel nameler kaybolana kadar müziğin benim için yarattığı dünyanın içine dalarak oturdum. uzun bir süre sessizce oturdum ve günlük hayata sırtımı döndüğümü fark ettim. bu handel'in 'largo'sunu ilk dinleyişimdi. unutulmaz bir deneyimdi. müzik bana parlak ve güzel dünyanın kapısını açmıştı, bazen neşeli ve gürültülüydü, fakat çoğunlukla düşünceli ve üzgün bir dünya. radyodan başka bir yerde dinlememiştim, hiç opera görmemiş, hayatımda hiçbir senfoni konserine gitmemiştim. fakat yine de kısa zamanda bütün büyük bestecileri ve eserlerini öğrenmeye başladım. chopin en sevdiğim oldu, fırsatım olsa bütün gün onun piyano müziğini dinleyebilirdim. oturup müzik dinlerken hayatımın düşündüğüm kadar aptalca ve amaçsız olmadığına dair bir his oluşmuştu.
HayaL isimli okura yanıt verildi
Hakan Coşkuner
Tesekkurler ;) hic şuphem yok o yönde 😉