Şüpheye düştüğüm zamanlar berbattı, sanki geniş bir patika sandığım bir yerin aslında uçurumun kenarındaki dar bir yol çıkması ve benim de oradan düşmem gibi berbat.
Sadece dudaklarının tadını merak ediyordum. Sana nasıl yardım edeceğini bilen tek kişi olarak dün sana nasıl yakın olduğumu hatırlıyordum. Elinin altındaki teninin bana hissettirdiklerini düşünüyordum. Kalbimi ve tüm bedenimi saran bu hislerle nasıl başa çıkabileceğimi merak ediyordum.
Diyorsunuz ki insan neyin iyi neyin kötü olduğunu kendiliğinden anlayamaz, her şey çevreye bağlıdır, çevreyse insanı kemirip bitirir. Oysa ben her şeyin tesadüflere bağlı olduğunu düşünüyorum.
Tam yirmi yıldır herkes için ağır biri yüke dönüşmesi gibi, cansız bedeninin toprağa verilmesi de insanlar için lüzumsuz bir zahmete dönüştü. Çoktandır kimsenin ihtiyacı kalmamıştı ona, herkese çoktandır yüktü.