Vicdan Tanrı’nın içimizdeki son sığınağıdır, bir tohumun özü gibi, iyliğin filizlenebileceği son yerdir. Yalnızca bizim yapıp ettiklerimizden değil, yapamadıklarımızdan ve başkalarının eylemlerinden eylemsizliklerinden dolayı da hesaba çekiliriz orada. Sustuklarımızdan, göremediklerimizden, başımızı çevirip geldiğimizden. ‘’Neyi daha iyi yapabilirim?’’ suali, vicdanlı benliği daima yoklar.
Vazgeçebilme hürriyeti. Bu hürriyete pek az sahip olduğumuzdan tuttuğumuzu bırakamıyor, bulunduğumuz yere yapışıyor, yürüyüo gidemiyoruz. Seni ne eksik bırakıyorsa sen de onu bırak. Hayatın sorduğu sorulara cevap arıyorsun. Niye yaşıyorsun? Varlığın anlamı ne? Bir de şöyle düşünsek belki sen hayata sorulmuş bir sorusun ve cevabını da takatin yeterse kendin bulacaksın. Ama önce beklemeyi bil. Bir eşikte dur ve bekle, o eşiğe yüz sür..