Dilenciler kavşakların parfümü, şehir kapılarının samimiyeti, hayırsever tüm insanların kurtuluşudur. Onlar olmayınca acıma, zihinde bir boşluk gibi büyür de büyür, kendini koyacak bir yer bulamaz ve eziyet veren bir tatminsizliğe yol açar. Mümkündür ki acıma duygusu doğurmuştur dilenmeyi, ya da en azından ikisi aynı anda doğmuştur. Sosyal adaletsizlik sıradan dilencileri çıkarır ortaya; bir özelliği olmayan, düşmüş insancıkları. İç güdü sahibi bir dilenci ise hiç kimsenin anlamadığı biridir. Onu en az anlayanlar hayırseverdir, hatta korkarlar ondan.