Hepsi gerçek
Düş diye bir şey yok ki.
Köpüklerden doğdun sen;
yıldızlar ve paslı teneke kutuların
değerinde bir ayrım gözetmeyen
evrensel dolaşımının köpüklerinden,
-nesnelerdeki tek ayrım sayılarında zaten.
Ve ben seni niçin sevdiğimi bilmiyorum:
Önceki bir yaşamda da
seni sevdiğim için mi,
cezasını çekmek için mi yoksa
daha önce hiçbir şeyi sevmemiş olmamın
- evrensel dolaşımdan, burgaçlardan,
çok uzaklardaki katı, gürültücü aygıtlardan
ve kendimi yansıtmaya alışkın olduğum
etkinlik içindeki sessizlikten başka.
Ey benim adsız sevgilim!
Adını anımsıyamıyorsam da şu anda,
unutamıyorum gözlerini.
Kokun bile kalmamış
daha düzeltmediğim yatakta,
ayrılamıyorum odamdan
şimdi bomboş olsa da.
Şimdi acı bir gülüş var dudaklarımızda
Ne yazık gidenler gelmeyecek bir daha geri
Gözyaşlarımızı artık kimseler görmeyecek
Kimseler bilmeyecek ağladığımız günleri