Geçmişime, geleceğime, hayatımın bütün zamanlarına bakıyorum ve zamanın bir erozyon olduğunu düşünüyorum. Zaman üstümüzden geçiyor, bizi ve her şeyi incecik rendeliyor, her şeyi toza dönüştürüyor.
O an aşkın insanı sevinçten öldürebilme gücü oldugunu düsündüm. Su anda asktan ölsem ne güzel olur diye düşündüm. Aşkla ölüm aynı cümlede birbirine çok yakışıyor diye düşündüm.
Gerçekten unutulmuş, hafızanın kuyusundan söke söke çıkarılmış bir travma varsa, muhakkak benliği delik deşik edecek kadar büyük bir utancın ya da korkunun parçasıdır.
Ben bir şey düşünmezdim, bütün insanlar gibi yaşarken pek çok şeyi düşünme gereği duymuyordum. İnsan suyu bilmeyen balık gibiydi, bilmesi için sudan çıkması gerekiyordu.