Gün daha önce çok ağırdı ama şimdi neredeyse hiç ağırlığı yok.
Hiç. Çünkü ben de bir hiçim. Ağaçların tepesinden bakıldığında, karanlık çimenlerin üzerindeki minicik bir noktayım.
İyi hissettiriyor. Bir hiç olmak.
Sevgili Lucile'im. Şiir yazmak, mazlumları korumak, seni mutlu etmek için yaratılmıştım. Senin annen ve benim babamla beraber, keyfimizce seçeceğimiz birkaç dostla beraber bir yeryüzü cenneti meydana getirecektik. Bütün dünyanın hayran kalacağı bir cumhuriyetin hayalini kurmuştum. İnsanların bu kadar vahşi ve adaletsiz davranabileceği aklımın ucundan geçmezdi.
Ruhumun derinliklerinden müthiş bir şefkat kabarıyor size. Mutluluk denen zavallı şeyde aklımız kalmasın. Bizim sevincimiz yarında bir hiçtir o. Her şey ne kadar açık. Aşkın ebedi güneşi doğuyor ölümün uçurumundan. Gitmeye hazırım.