Fakat bu küçücük bir örnek. İnsan hayatı karşılıklı olarak kandırılıp hiçbir şeyin farkına varmadan birbirlerini incittiği ve bu tuhaflığın bariz bir şekilde ortada olduğu örneklerle dolu.
Diğer bir deyişle, insanların yaşayış şekillerini şimdi bile anlayamıyorum. Mutluluk fikrimin diğer herkesin mutluluk fikriyle tamamen çelişmesinden korkuyorum. Bu korku beni tüketiyor, bazen geceleri kıvranmama, acı içinde inlememe, deliliğin eşiğine gelmeme neden oluyor.
Genellikle gazeteler suçlu gibi görünen birini yakaladıklarında, hemen o kişiyi gerçek suçluymuş gibi sunarlar. Okuyucuların da anlatılanları olduğu gibi kabul edip doğrudan inanmak gibi bir alışkanlığı vardır. Ve eğer sonunda o kişinin masum olduğu ortaya çıkarsa insanlar hemen polise ve yetkililere saldırarak insan hakları ihlali ya da işkence yapıldığı konusunda yaygara çıkarmak isterler. Ancak bir şüpheliyi hemen gerçek suçlu olarak düşünmek yanlıştır.
Suç tarihi incelendiğinde, işlenen suçların açığa çıkma sürecinde, bir suçlu için en tehlikeli şeyin kendi vicdanı olduğu görülür. Cesurca suç işlemelerine rağmen sonrasında son derece korkak davranırlar. Birçok vaka, suç işledikleri zamanki kadar soğukkanlı oldukları takdirde suçluların yakayı ele vermeyeceklerini gösterir.