Kitabın romantik kısımları çok güzeldi ama seriye devam etmeyeceğim. Nedenini açıklamadan önce bu kitabı neden sevdiğimden bahsetmeyi tercih ederim. Kitaptaki evrenin tasarımı sahiden güzeldi. Her kitapta farklı bir saray bu şekilde tanımlanacaksa sırf betimlemelerin olduğu kısımları okuyup geçebilmeyi çok isterim. Ayrıca Rhysand, çok toksik olacağını düşündüğüm bir karakterken aksine Feyre’nın tercihlerine ve ihtiyaçlarına karşı oldukça nazikti — keşke Feyre da Rhysand için aynı nezaketi gösterseydi.
Sarah J. Maas’ın yazımıyla ilgili ciddi problemlerim var maalesef. Öncelikle kadının romantizm yazma konusunda oldukça başarılı olduğunu kabul ettiğimi belirtmeliyim, aynı şekilde cinsel sahneler de rahatsız ediciden ziyade hoştu. Lakin yazar savaş yazamıyor. Bunu Cam Şato’yu okurken de fark etmiştim. Birebir kavgaları yazabiliyor ama ülkeler/diyarlar arası geçecek bir savaşın nasıl ilerleyeceğine dair çok fikri yok gibi geliyor. Bu durumda ya yardım almalı ya da direkt yazmamayı tercih etmeli, diye düşünüyorum. Çünkü büyük bir savaştan ziyade Rhysand ve Feyre’nın daha ufak çaplı mücadelelerle uğraşacağı romantizm odaklı bir romanı okumayı tercih edebilirdim.
Feyre güçlü bir kadın karakter — ve bu tür karakterlere normal şartlarda bayılıyorum. Fakat Sarah J. Maas kitaplarında şu dikkatimi çekiyor. Ana karakter olan kadın hariç diğer her karakterin (kadın/erkek fark etmeksizin) özgürlüğü ve hakları ana karakter tarafından çok önemsenmiyor. Bu kitapta örneğin, kitap boyu Rhysand Feyre’nın psikolojisi düzelsin diye her şeyi yaparken Feyre aynısını Rhys’e yapmıyor. Ve nasıl düşünürseniz düşünün, Rhys’ın geçmişinin çok daha trajik olduğu kanaatindeyim — özellikle son elli yıldır Amarantha tarafından ‘tecavüze’ uğrayışı göz önünde bulundurulunca. Yazarın ısrarla ‘tecavüz’
“She’s mine,
“And if any of you lay a hand on her, you lose that hand. And then you lose your head.
“And once Feyre is done killing you, then I’ll grind your bones to dust.”
“You think I don’t know how stories get written— how this story will be written?
“I am the dark lord, who stole away the bride of spring. I am a demon, and a nightmare, and I will meet a bad end. He is the golden prince— the hero who will get to keep you as his reward for not dying stupidity and arrogance.”
I should’ve found it cringy but it’s incredibly on point·Kitabı okudu