50 sayfa boyu Taryn’in “özür dileyişini” okumak zevksizdi. Çünkü okuduğum hiçbir şey gözümde birinci kitapta yaptıklarını haklı çıkarmadı. Yaptığı şeyler affedilebilir, evet fakat ÇOK aptalca. Locke kadar toksik bir karakterin ona aşkı öğretmesine izin veriyor. Taryn karakterinin hayatta savunacak bir şeyinin olmayışını sevmiyorum. Muhtemelen seri ya bu karakterin aydınlanması ya da ölmesiyle biter. Sırf ana karakterin ikizi diye dikkat çekici bir sona sahip olur. Ama hak ettiğini düşünmüyorum. Bence asıl, gereksiz “hikaye parçası olma isteği”nden ötürü bir hikayenin parçası olamamalı kitapta.
Sırf ismi “The Cruel Prince” olduğu için olağanüstü bir önyargıyla başlamıştım ve bu kadar seveceğimi asla tahmin edemezdim!
Kitapla ilgili ilk söyleyeceğim şey içerisindeki olayların fazla hızlı ilerlemesi olur – ki bu beni hiç rahatsız etmedi, aksine hikayenin içine daha çok çekildim. Elbette okumadan önce bunun bir YA kitabı olduğunu unutmamak gerek ama YA Fantasy standartlarında değerlendirince oldukça çok şey bahşettiğini söyleyebilirim kitabın. Üstelik sonunu içten içe tahmin etsem dahi o noktaya nasıl varılacağı konusunda kafam karışmıştı. Yazarın o noktaya kadar sunduğu ‘plot twist’leri başarılı buldum.
Her şeyden öte tasarlanan dünyaya bayıldım. Evet -elimde olmayarak- kitaptan 1 puanı ayrıntısız büyü sistemi için kırdım. Daha önce de bazı eleştirilerimde belirtmişimdir, sınırları belli olmayan büyü güçlü varlıkları sevmiyorum. Bu kitapta bu varlıklar “periler” ve görünürde güçleri fazla abartılı. Yine de bu peri dünyası, Faerieland, bana okuduğum çocuk hikayelerinden çıkma gibi geldi ve tasarımını epey bir sevdim. Neden bilmiyorum, küçükken en sevdiğim masal olan Rumpelstilskin’i hatırlattı bazı şeyleri bana.
Karakter tasarımları da bir ayrı güzeldi. “The Cruel Prince” denince şu saçma ‘bad boy’lardan biriyle karşılaşacağımıza inanmıştım fakat Cardan bana daha çok Draco Malfoy vibe’ı verdi. Yazarın Cardan’ın korkaklığını yazmaya çekinmeyişini sevdim. Bir diğer beğendiğim karakterse, şaşırtıcı bir şekilde, ana karakterimiz Jude oldu. Nedenini hiç anlayamadığım bir şekilde ana karakterlere karşı hep soğuk olmuşumdur. Aslında kitabın başında Jude’a karşı da öyleydim çünkü Wattpad hikayelerinden fırlama, asla başını öne eğmeyen o gereksiz onura sahip kız olacağına inanmıştım. Ama kitabı okudukça Jude’u anlamaya başladım. Jude gerçekten de bulunduğu ortamlara
The Cruel PrinceHolly Black · Brown Books for Young Readers · 20182,330 okunma