İlk kitaptaki olayları çok kısa Taryn'in gözünde anlatıyor ve bir çırpıda okunuyor zaten kitap. Ama benim gibi serilerin yan kitaplarını bile okumaya takıntılı değilseniz okumanız çok da gerekmiyor.
50 sayfa boyu Taryn’in “özür dileyişini” okumak zevksizdi. Çünkü okuduğum hiçbir şey gözümde birinci kitapta yaptıklarını haklı çıkarmadı. Yaptığı şeyler affedilebilir, evet fakat ÇOK aptalca. Locke kadar toksik bir karakterin ona aşkı öğretmesine izin veriyor. Taryn karakterinin hayatta savunacak bir şeyinin olmayışını sevmiyorum. Muhtemelen seri ya bu karakterin aydınlanması ya da ölmesiyle biter. Sırf ana karakterin ikizi diye dikkat çekici bir sona sahip olur. Ama hak ettiğini düşünmüyorum. Bence asıl, gereksiz “hikaye parçası olma isteği”nden ötürü bir hikayenin parçası olamamalı kitapta.
Holly Black 1971 yılının Kasım ayında, New Jersey’de doğdu. Resimler ve oyuncak bebekler yapan annesi, onun hayalet ve perilerle dolu kitaplarına ilham kaynağı oldu. Holly, karanlıktan da korkuyordu. Kız kardeşi Heidi ile birlikte hayali cadı kazanları kaynatan Holly, her şeye rağmen mutlu bir çocukluk geçirdi.
Ergenlik dönemini; Zindanlar ve Ejderhalar oynayarak, punk rock dinleyerek ve geceleri geç saatlere kadar kitap okuyarak geçirdi. Bu sürede, Holly, birçok şiir, bir tiyatro oyunu ve KNIGHTS OF THE SILVER SUN adında bir roman yazdı. Aynı zamanda, özel okula giden bir ressam olan Theo Black ile tanıştı. Birlikte Filedelfiya’ya taşındılar ve üniversiteye başladılar.
Mezuniyetin ardından, oyun dergisi “d8”de geceleri çalışmaya başlayan Holly, daha sonra New York’ta bir iş buldu. d8 dergisi sayesinde, çok sevdiği yazar Steve Berman ve çizer Tony DiTerlizzi ile tanıştı. Yine bu zamanlarda, ‘TITHE: A Modern Faery Tale’ isimli, fantastik romanını yazmaya başladı.
Holly, şu anda, 1999 yılında evlendiği Theo ile birlikte, West Long Branch, New Jersey’de yaşıyor.