Patroklos kitabın sonunda şöyle der.
“Ben hatıralardan ibaretim.”
Akhilleus ve Patroklos’un birbirine sevgisi, aşkı narin ve güzel bir dille anlatılmış. Yunan mitolojisi ve kahramanlarına karşı az da olsa bir bilgim vardı ama zaten kitabın sonunda teşekkür kısmından sonra kim kimdir kimin soyundandır açıklayan kısa bir sözlük var zaten. O yüzden ben yeterince şey bilmiyorum Yunan mitolojisi hakkında diye düşünüp bu şaheseri okumaktan kaçınmayın lütfen.
Kitap Protoklos’un hatıraları olarak yazılmış. İnsanın kendini keşfetmesinden de bahsediyor, sevip sevilmenin nasıl olduğundan, kaybetmenin acısından da bahsediyor, fedakarlıktan da. Yani tarihte yer alıp almadıklarından emin olmadığımız iki an karakterin üzerinden kısmen bizim hikayemizi de anlatıyor. Herkesin kendinden mutlaka bir parça bulabileceği bu kitapta, kendinizi kimin yerine koyacağınızı şaşırdığınız oluyor bazen. Bazen de “Ben asla böyle yapmazdım.” diyip de iki cümle sonra “Ben de sanırım böyle yaparmışım.” diyorsunuz.
Yazarın kitabı tamamlayıp bugünkü haline getirmesi 10 yılını almış. Çok büyük emek ve karşılığını da almış olarak görüyorum. Kusursuz.