holyece

holyece
İnsan bazen kendi içinde yaşayan bir kalabalığa dönüşür. Bir köşede susmak isteyen bir çocuk oturur, diğer tarafta haykırmak isteyen bir yetişkin. Aralarında gidip gelen bir sessizlik vardır; ne tam huzur ne de tam fırtına. Duygular… Hiçbiri tek başına gelmez aslında. Sevinç, içinde hafif bir korku taşır kaybetme ihtimali gibi. Hüzün, bir şeylerin gerçekten yaşandığını hatırlatan en dürüst misafirdir. Öfke ise çoğu zaman anlaşılmayan bir kırgınlığın sert kabuğudur. Ve insan en çok kendi içinde yorulur.
1000Kitap
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
İyi zamanlar, herkesin kendini olduğundan daha merhametli, daha sabırlı, daha güçlü gösterebildiği bir sahnedir. Sözler kolayca verilir, gülüşler cömertçe dağıtılır. Fakat hayat, o sahnenin dekorlarını bir bir indirdiğinde, geriye yalnızca çıplak karakter kalır. İşte o an, insanın gerçekte kim olduğu görünür olur. Ve belki de bu yüzden, hayatın en zor anları, en berrak hakikatleri taşır.
1000Kitap
Şimdi anlıyorum ki her dönüşüm coşkuyla gelmiyor. Bazıları sessizce neredeyse fark edilmeden oluyor. Ve belki de en kalıcı olanlar tam da bu şekilde gelenler. Ben değişiyorum. Hem de en çok hiçbir şey olmuyormuş gibi hissettiğim anlarda bile...
1000Kitap
Susmayı gereksiz konuşanlardan öğrendim...
1000Kitap
“Hayat rüzgâr gibi gelip geçiyor, sen yatıp uyumaktan söz ediyorsun. Sönmeyen bir alev olmalısın.”
1000Kitap