Delinecek bir gemi, tamir edilecek bir duvar ve öldürülecek bir çocuk vardı. İntikam ve hırs... İyilik ve kötülük.... Siyah ve beyaz.... Ve zıtların arasında savrulan hayatlar... Konstantinopolis'in İstanbul'a dönüştüğü yıllar.. Hristiyan hasımların Büyük Kartal diye andıkları Fatih'in şehrine alimleri davet etmekle kıvanç duyduğu, devletini ilimle ve sanatla yükseltmenin rüyalarını gördüğü, ulemanın tamamen özgür düşünceyi savunduğu, devletin yükseldikçe yükseldiği bir dönem.. Ve eşsiz şöhretlere sahip Osmanlı ulemasının arasına sızmış bir kafir. İntikam ateşinde kavrulmuş kötülük dahisi bir zihin. Molla Lütfi, Ali Kuşçu, Sinan Paşa, Bellini ve daha niceleri... Kurbanlar, kurbanlıklar...
Keyifli okumalar...