Şimdiye kadar en çok beğendiğim kitaplardan biri oldu. Gözüm kapalı herkese tavsiye edebilirim. Kadın-erkek herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. 144 sayfada sadece sıradan bir annenin çektiği zorlukları, kadının toplumdaki yerini, insanların kadınları sürekli baskılamasını vs çok iyi şekilde ele alan bir kitap. Okurken fark ettim ki aslında bir kadın olarak günlük hayatta bile maruz kaldığımız çok fazla zorluk var ama gün geçtikçe normalleştirilmeye devam ediyor.
Hayalleri olan bir kadının çocuğu olduğu için kariyerinden vazgeçmesinden tutun küçükken gördüğü tac*z sonucu babasının onu suçlamasına kadar aklınıza gelebilecek her konuyu müthiş bir şekilde yansıtmış yazarımız. Erkek doğmanın kız olarak doğmaktan farklı bir özelliği varmış gibi insanların erkek doğurmayı daha yücelttiği bir dönemde doğan kadın karakter, aynı şekilde annesi ve aynı şekilde kızı…
Birazcık da kitabın gidişatından bahsetmek isterim. Karakterimizin psikolojik bir sorun yaşaması ile kitap başlar. Jieyong, ölmüş ya da hayatta olan insanları taklit etmeye başlar. Yani kısa bir süreliğine X kişisi olur. Bu kişiler Jieyong’un hep tanıdığı kadınlardır.
Kocası bu duruma anlam veremez ve psikoloğa götürmesi ile karakterin her detayını yavaş yavaş öğrenmeye başlarız…En sonunda psikolog kendi hayatından da kısa bir kesiti anlatarak kitaba son verilir. Okuduğumdan beri etkisiden çıkamadım ve çıkabileceğimi de sanmıyorum.
Sana kocaman sarılmak isterdim Kim Jieyong