Kitap, Erwin Bartmann adlı bir Alman askerinin çocuk denecek yaşta katıldığı ancak kendi deyimiyle bittiğinde üstünde onlarca yılın ağırlığının olduğu II. Dünya Savaşı anılarını, bir kaybedenin gözüyle anlatan otobiyografik bir eser.
Yazar otobiyografisinde savaş öncesi dönemle savaş sonu ve bitiminden sonraki dönemde Alman toplumundaki değişimlerle alakalı ilginç anekdotlar da paylaşıyor. Bilindiği üzere Almanya I. Dünya Savaşı’ndan yenilmiş ve gururu kırılmış bir şekilde çıkmıştı. Bu yüzden Hitler başa geldiğinde insanlar onun Almanya’nın kaybettikleri onurunu ve gururunu geri kazandırabileceğine inanıyorlardı. Yazarın deyimiyle o başa geldiğinde insanlar,sokaklarda artık rahat rahat gezebilmeye başlamışlardı. İnsanlar Hitler’e o derece bağlıydılarki ayda bir kere Pazar günleri mutfaktaki yemek artıklarından çorba hazırlamak suretiyle tasarruf edip ‘’Eintopf’’ denilen paraları Nazi Partisi’ne bağışlıyorlardı.Hitler’e büyük hayranlık duyan Almanlar, 1936 Berlin Olimpiyatları açılışında barışın sembolü olan güvercinlerin gökyüzüne salındığı statta, çok değil birkaç yıl sonra dünyanın o güne dek gördüğü en büyük yıkıma sebep olacak bir dünya savaşına yol açacağını bilselerdi yine de Hitler’e bu kadar coşkulu bir sevgi gösterisinde bulunurlar mıydı bilemeyiz. Ancak Almanların bu hayranlıklarının en azından savaşın kaybedildiğinin kesinleştiği olay olan Berlin’in düşmesine kadar devam ettiği aşikar.
Erwin Bartmann, anılarında sürekli, tarihi kazananların yazdığından dolayı yazılan tarihi eleştiriyor ve bununla alakalı karşı argümanlar ortaya koyuyor. Kitabı okurken ilk dikkatimi çeken şey Yahudi soykırımından neredeyse hiç bahsedilmemesiydi. Yazar bunu kitabın sonlarına doğru, bu ölüm kamplarından ilgililer hariç çoğu Alman’ın haberi olmadığını iddia ederek açıklasa
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Başlangıçta Hitler'e karşı olanlar bile Almanya'nın ekonomisindeki göz kamaştırıcı dönüşüm karşısında büyülenerek NSDAP'nin (Nazi Partisi) ateşli taraftarları haline gelmişlerdi.
Kamp gittikçe daha çok Alman esirle dolarken, yurttaşlarımızın tutulduğu inkâr hummasını dehşet içinde izledik. İçlerinden hiçbiri geçmişte NSDAP(Nazi Partisi) üyesi olduğunu söylemedi. Hitler'e son derece nefret duyduklarını beyan ettiler ve yeterince yaşlı olanlar ona asla oy vermediklerini söyledi.