1000Kitap Logosu
Erwin Bartmann
Erwin Bartmann
Erwin Bartmann

Erwin Bartmann

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.6
133 Kişi
298
Okunma
9
Beğeni
499
Gösterim
Unvan
Yazar
Doğum
Schlochau, Polonya, 11 Aralık 1923
Ölüm
14 Ağustos 2012
Yaşamı
Erwin Walter Bartmann 12 Aralık 1923’te, o zamanlar Polonya sınırına yakın bir kasaba olan Schlochau’da doğdu. Söz konusu kasaba günümüzde Człuchów adıyla Polonya sınırları içerisinde kalmaktadır. Erwin dört kardeşin en küçüğüydü. Bunlardan ikisi, aileye büyük ekonomik güçlükler yaşatan hiperenflasyon döneminde bebeklik çağlarında ölmüştü. Aile 1927 yılında daha müreffeh bir yaşama sahip olmak umuduyla Berlin’in Friedrichshain semtine taşındı. Erwin 1941 yılında gönüllü olarak 1. Waffen-SS Tümeni Leibstandarte Adolf Hitler’e yazıldı ve Prohorovka’ya gerçekleştirilen başarısız Alman taarruzunda ağır yaralanana kadar Doğu Cephesi’nde çarpıştı. Bir nekahet döneminin ardından Berlin’in doğusundaki bir köy olan Alt Hartmannsdorf’ta makineli tüfek eğitmeni olarak görev yaptı ve Ruslar Nisan 1945’te Oder Nehri’ni geçtiklerinde bir kez daha muharebe gördü. Mayıs 1945’te, silahlı çatışmalar sona erdikten birkaç gün sonra esir düştü ve Waffen-SS’ten terhis edilene kadar savaş esiri olarak önce İngiltere’de, ardından da İskoçya’da kaldı. Berlin’in Sovyet kontrolü altındaki bölümünde bulunan evine dönemeyen Erwin, Edinburgh’ta yaşamaya karar verdi ve okulu bırakmasının ardından öğrendiği fırıncılık mesleğini icra etmeye koyuldu. 5 Kasım 1955’te İngiliz vatandaşı oldu ve daha sonra birlikte bir erkek çocuk büyüttükleri İskoç sevdiğiyle evlendi. Erwin 14 Eylül 2012’de, 89. doğum gününe üç ay kala hayata veda etti.
ilknur
Vatan ve Führer İçin'i inceledi.
320 syf.
Zamanın ruhuna kendini bırakan 1. S.S. Panzer Tümeni'nden Erwin Battmann'ın İkinci Dünya Savaşı anılarını okumak inanılmaz etkileyiciydi. İkinci Dünya Savaşı'nı bir Alman askerin gözünden görmek ve okumak isteyenler için film gibi bir kitap. Savaşın gerçek kazananlarının ölüler üzerinde uçuşan kara sinekler olduğunu bir kez daha anlayacaksınız. *Almanların gözünden izlemek isteyenleri ise şöyle alalım: "Generation War". Oldukça etkileyici bir mini seri. İkinci Dünya Savaşı'na ilgisi olanlar mutlaka izlemeli.
Vatan ve Führer İçin
OKUYACAKLARIMA EKLE
11
Harun Vardi
Vatan ve Führer İçin'i inceledi.
320 syf.
·
7/10 puan
Kitap, Erwin Bartmann adlı bir Alman askerinin çocuk denecek yaşta katıldığı ancak kendi deyimiyle bittiğinde üstünde onlarca yılın ağırlığının olduğu II. Dünya Savaşı anılarını, bir kaybedenin gözüyle anlatan otobiyografik bir eser. Yazar otobiyografisinde savaş öncesi dönemle savaş sonu ve bitiminden sonraki dönemde Alman toplumundaki değişimlerle alakalı ilginç anekdotlar da paylaşıyor. Bilindiği üzere Almanya I. Dünya Savaşı’ndan yenilmiş ve gururu kırılmış bir şekilde çıkmıştı. Bu yüzden Hitler başa geldiğinde insanlar onun Almanya’nın kaybettikleri onurunu ve gururunu geri kazandırabileceğine inanıyorlardı. Yazarın deyimiyle o başa geldiğinde insanlar,sokaklarda artık rahat rahat gezebilmeye başlamışlardı. İnsanlar Hitler’e o derece bağlıydılarki ayda bir kere Pazar günleri mutfaktaki yemek artıklarından çorba hazırlamak suretiyle tasarruf edip ‘’Eintopf’’ denilen paraları Nazi Partisi’ne bağışlıyorlardı.Hitler’e büyük hayranlık duyan Almanlar, 1936 Berlin Olimpiyatları açılışında barışın sembolü olan güvercinlerin gökyüzüne salındığı statta, çok değil birkaç yıl sonra dünyanın o güne dek gördüğü en büyük yıkıma sebep olacak bir dünya savaşına yol açacağını bilselerdi yine de Hitler’e bu kadar coşkulu bir sevgi gösterisinde bulunurlar mıydı bilemeyiz. Ancak Almanların bu hayranlıklarının en azından savaşın kaybedildiğinin kesinleştiği olay olan Berlin’in düşmesine kadar devam ettiği aşikar. Erwin Bartmann, anılarında sürekli, tarihi kazananların yazdığından dolayı yazılan tarihi eleştiriyor ve bununla alakalı karşı argümanlar ortaya koyuyor. Kitabı okurken ilk dikkatimi çeken şey Yahudi soykırımından neredeyse hiç bahsedilmemesiydi. Yazar bunu kitabın sonlarına doğru, bu ölüm kamplarından ilgililer hariç çoğu Alman’ın haberi olmadığını iddia ederek açıklasa da milyonlarca insanın adeta yok edildiği bu kadar büyük katliamların bu kadar gizlilik içinde yapılmış olabileceğinin ne kadar inandırıcı olduğu biraz düşündürücü. Ancak bunun yanında yazara hak verdiğim bir konu,savaş sonrasında Nazilere işledikleri savaş suçlarının hesabı sorulurken, Rusların savaş sırasında yaptığı katliamların(Ör: Katyn şehri yakınlarında ormanlık bir alanda 20.000 Polonyalıyı katlediyorlar),tecavüzlerin; Amerikalıların Japonya’da iki şehri nükleer bombayla adeta yok etmelerinin ve yine Amerikalıların Dresden’de çoğunluğunu sivillerin oluşturduğu şehri bombalayarak on binlerce insanın ölümüne yol açmalarının hesabının sorulmamasıdır. Kitapta ilgimi çeken bir diğer konu da savaş sonrası Alman esirlerinin toplandığı esir kamplarında esirlerin çoğunun Nazi Partisi’ne üye olmadıklarını iddia etmesiydi hatta yaşlı olanların Hitler’den nefret etiklerini söylemesi ve hayatları boyunca Nazi Partisi’ne oy vermediklerini iddia etmeleri de çok düşündürücüydü. Son olarak kitapla alakalı daha doğrusu çevirisiyle ilgili ufak bir eleştiri yapacak olursam Alman ordu birimlerinin ve rütbelerinin telaffuzu zor olan Almanca isimleriyle yazılması okurken beni rahatsız etse de kitap, bir anı-günlük eserinden çok roman akıcılığıyla yazıldığından dolayı sıkılmadan okunabilecek bir eser. II. Dünya Savaşı’na ilgi duyanların farklı bir bakış açısıyla yazılmış olan bu kitabı keyifle okuyacaklarından eminim.
Vatan ve Führer İçin
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
M.G
Vatan ve Führer İçin'i inceledi.
320 syf.
Benim gibi yakın tarih severler ve İkinci Dünya savaşına özel ilgi duyanlar için harika bi anı kitabı. Hitler'in vaat edilmiş zaferine canı pahasına inanmış ve savaş döneminde yaptığı hiçbir şeyden bugün dahi pişmanlık duymayan bi askerin yaşadıklarında koca bi milletin kaderini bulacaksınız. Nedense oldu bitti şu Dünya üzerinde bi Alman bi de Japon Milletine karşı acayip sempati ve saygım var. İkinci Dünya savaşından yerle bir olmuş bu iki ülkenin bugün Dünya 'nın en büyük ekonomilerinden biri olmasına imreniyorum. Adamların memleketlerinde taş üstüne taş kalmamış, yüzbinlerce, milyonlarca insanını savaşta kaybetmiş olmasına rağmen, çok kısa sürede toparlanıp Dünya' nın süper güç olmaları harika bi duygu. Keşke o Alman ve Japonların yaşadığı gelişmişlik duygusunu bizde yaşamış olsaydık. Ama ne mümkün..! Bi yanda savaştan yeni çıkmış milletlerin başarısı bi yanda ise hiç savaşa girmediği halde bugün yaşadığımız ekonomik, siyasi, kültürel bunalımlar...! Bu Millet bunları hak etmiyor.. Belki de hak ediyoruz... Hak ettiğimiz için öyle yönetiliyoruz ya.. Enflasyon, yokluk, toplumsal erozyun, çarpık bir vergi sistemi, rant uğruna betonlaşan şehirler, yok edilen nice nice değerler.....! Amann her neyse, salla gitsin. "Halimiz yerinde, aç açıkta değiliz ya, çok şükür".. Aynen aynen çok şükür. Şükür de geç..! Şükret, eleştirme, olan biten yanlışı görmezden gel, sus, gözünü kapa...! Konu nerden nereye geldi..? Her neyse.. İyi Okumalar.
Vatan ve Führer İçin
OKUYACAKLARIMA EKLE
12