Zamanımızda din bilgisi bilimsellikten çıkarılmış, yerini birçok
uydurma hurafe ve İslam’da olmayan bilgilerle doldurulmuş, İslam’ın
insanlara sunduğu ilim kısıtlanıp kaybolmuştur.
Ortaçağın Hrıstiyan din adamlarının bilimin önüne din adına
engel koymalarıyla başlayan engizisyon, bu gün İslam adına
kendilerini İslam alimi sanan kişiler tarafından (İslam adına)
sessizce uygulamaya konulmuştur.
Tamamen kapalı bir devre haline getirilen İslam, aslına uygun
olmaktan çıkarılmış Kur’ân’ın bilimsel derinliklerinden ilim tahsili
yapmak nerdeyse yasaklanmış, Kur’ân’ın derinliklerinden
haber verenlere de günahkar, dinden çıkmış gözü ile bakılmaya
başlanmıştır.
Bir zamanlar İslam ilminin pınarları olan Tasavvuf ocakları da
asıl gayesinden uzaklaştırılmış, bir kısmı turizm ve tiyatro geliri
elde eden kurumlara dönüştürülmüştür. Diğer tasavvuf ocakla
rının birçoğunda ise talebelere İslami ilim tahsili yasaklanmış
kayıtsız şartsız o ekolun başındaki kişiye itaat ve teslimiyet şartı
getirilmiştir.
Oysa Resulullah Efendimizin (s.a.v.) talebeleri olan sahabeler,
Peygamber Efendimizden (s.a.v.) değişik bir bilgi öğrendikleri