Aslında korktuğum şey ölmek değil. Ölümü hiç şikayet etmeden, direnmeden karşılayabilirim. Benim korktuğum, onun kim olduğunu söyleyecek vakit bulamamak, büyük sırrı ve gerçeği kendimle mezara götürmektir.
Dünya eğlenme ve mutlu olma yeri değil,
"ölüm sonrası mutluluk" için acı ve çile çekme yeridir. Dünyadayken ne kadar acı çekilirse, ölümden sonraki hayatta o kadar iyi konumda olunur.
İslam haricindeki bütün yollar, kendisine uyanları yaratils gerçeklerinden uzaklaştırır, çelişkiler içinde bırakırlar. İnsan asla tatmin olamaz. Dinmek bilmeyen bir açlık içini kemirir durur.
Geçerli olan, bizim kendi kendimizi ikna etmemiz değil, hesap günü Allah razı etmemizdir. Allah’ı razı etme endişesi taşıyan Müslümanlar için sorumluluk, doğruyu yapabilmek için doğru bilgiye ulaşmak mecburiyeti ile başlar.