Cesaretliler miydi,yoksa sadece kendilerini düşünecek kadar benciller miydi hep düşündüm durdum.Asıl önemli soru,benim gitmeme ne engel oldu?Kurban olmayı seçmek bir kader mi?
Herkesin dilinde burasının adı Uğursuz Konak.Büyük anneannemizden bu yana konağın her yanını saran uğursuzluğun son kurbanlarıysa biziz.Annem Reyhan Hanım,babam Ethem Bey, kardeşlerim Zeliha,Cihangir,Nihal ve ben Halide.Bana kalırsa uğursuzluk diye bir şey yok.Uğursuzluk insanların kötülüklerini sakladıkları koca bir maske,yalanlarla büyüttüğümüz sahte bir avuntu,suçu üzerine atmak için tutunduğumuz günah keçisi.
Hapsoldukları yerde gözlerini kapıya dikmiş son bir umutla birilerinin gelmesini bekliyorlardı. Istırap yüklü ruhlarının tek kurtuluşu buydu.Hayatlarının o en uzun gecesinde hikâyelerini anlatmayı seçtiler.Çünkü insan ölünce bedeni çürür, geriye yalnız hikâyesi kalır ve bütün hikâyeler gece anlatılır.
Kitabı sahaf dükkânına kimin getirip bıraktığını biliyor muydu? Kader bazen insana bir kitapla, bir sahafın ani suskunluğuyla konuşur ama o sesi duymak yıllarınızı alır.