Dilenciye para verdiğimde, onu görmenin bende yarattığı huzursuz hislerle hareket etmiyor muyum? Aslında dilenciyi mi düşünüyorum, yoksa birazcık vicdanımı rahatlatarak kendimi daha iyi hissetmenin mi peşindeyim?
Tarım devrimi boyunca insan türü hayvanları ve bitkileri susturarak animist senfoniyi insan ve Tanrı arasındaki bir diyaloğa dönüştürdü. Bilimsel devrim sırasındaysa insan türü tanrıları da susturdu. Dünya artık insanın yönettiği tek kişilik bir gösteri. İnsan türü boş sahnede kendi kendine konuşarak kimseyle müzakere etmeden hiçbir yaptırımla karşılaşmaksızın gücüne güç katıyor. Fizik, kimya ve biyolojinin temel kanunlarını deşifre eden insan türü şimdi de bunları canı istediği gibi kullanıyor...
Tanrılar tarlaların bereketini arttırır ve korurlarken insanlar da ürettiklerini tanrılarla paylaşırdı, ekosistemin tamamı pahasına sadece iki tarafın çıkarlarını gözeten bir sözleşme...
Genelde teist dinlerin yüce tanrıları kutsadığını düşünürken insanları da kutsadıklarını gözden kaçırırız. Bu zamana dek, Homo sapiens binlerce oyuncunun da yer aldığı bir ekibin sadece bir üyesiydi. Yeni teist oyundaysa sanki Sapiens tüm evrenin etrafında döndüğü ana kahraman haline geldi...