Bensiz 'öldükten sonraki sonsuzluk' bensiz 'doğmadan önceki sonsuzluktan' daha korkunç olamaz, çünkü bu ikisini birbirinden araya hayat düşü denilen kısacık bir aranın girmesinden başka bir şey ayırmaz...
Ancak hiç bir soru kendisini irade tarafından bozulmamış olarak şundan daha doğal biçimde bilgiye yöneltemez: Ben doğmadan evvel sınırsız bir zaman geçip gitti. Bütün bu zaman zarfında ben neydim?
Avrupa'da insanların hatta çoğu zaman aynı kimsenin kanaati ekseriyetle mutlak yok oluş olarak ölüm fikriyle, deyiş yerindeyse, derimizden saç telimize kadar ölümsüz olduğumuz varsayımı arasında sürekli gider gelir. Her ikisi de aynı derecede yanlıştır; fakat bizim işimiz doğru bir orta yol bulmaktan çok bu tür görüşlerin kendiliklerinden silinip kayboluvereceği daha yüksek bakış açısını elde etmektir...