Ben sendeyim, sen de bendesin, biz dünyada, dünya da bizdedir, hepimiz bir bütünüz. Dünyaya zarar verirsen, insanlara veya hayvanlara kötülük yaparsan, kendine zarar vermiş, kendini sakatlamış ve hayatını karartmış olursun.
İnsanlar günlük hayatlarında ateisttirler. İnanç olarak ateist değiller aslında, Tanrı'nın fikirlerini inkar etmiyorlar; çok fazla Tanrıları var ve onlara tapıyorlar. Fakat ilahi duygudan yoksunlar, kalplerinde Tanrı' ya ihtiyaç hissetmiyorlar. İyi yapılmış makineyi andırıyorlar. Buharla, elektrikle, rüzgarla kısacası her şeyle çalışıyorlar, ama ruhun verdiği bir güçle çalışmaları mümkün değil.
İyi veya kötü, nasıl olursa olsun, bizim din adamlarımız bizim aramızdan çıkmıştır, bizden farkları yoktur. O yüzden de din adamlarını eleştirenlere sormak istiyorum:
Peki, aranızda kaç tane dürüst, namuslu tüccar var? Çevrenizde dürüst aşçılar, vicdanlı taş ustaları, mimarlar ve demirciler görebiliyor musunuz? Hangi meslek sahiplerinden memnunuz? Avukatlarınız, milletvekilleriniz ve gazetecilerinizin "ülkenin tuzu" olduklarını söyleyebilir miyiz? Ne istiyorsunuz ? Kendi içinizde namuslu bir çoban bulamıyorsanız, gerçek din adamlarının olmamasına neden şaşırıyorsunuz? Sizin ibadetleriniz de, papazlarınız da kendinizsiniz, onlar sizinle aynı hamurdan yoğrulmuşlardır.